16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/633
- Karar No
- 2026/29
- Karar Tarihi
- 20.01.2026
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, taşıma ilişkisi sonucu davalının ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu, ancak davalının borcunu ödemediğini, davalıya yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edildiğini ancak herhangi bir olumlu sonuç alınamadığını, verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkilinin , davalı borçludan 86.000,68-TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili amacı ile ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyan ederek, davanın kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı yanın taşıma sözleşmesi kapsamındaki edimlerini ayıplı olarak ifa ettiğini, bu hususta müvekkilinin ,davacı şirkete sözlü olarak malların ayıplı ve hasarlı bir şekilde teslim edildiğinin bildirdiğini, davacı şirketten bir cevap alınamaması üzerine ....Noterliği'nin 18/05/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek , uğranılan zararın tazmini için bedelin 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak davacının anılan bedeli ödemediğini, 04/06/2020 tarihinde davacı tarafından taşımacılığı üstlenilen ürünlerin, müvekkili tarafından ... Konşimento numarası ile ... ... ... ..." adresine gönderildiğini, ancak 1385-Euro bedelli ürünlerin alıcısına eksik ve hasarlı olarak teslim edildiğini, 21/07/2020 tarihinde davacı tarafından taşımacılığı üstlenilen ürünlerin, müvekkili tarafından ... Konşimento numarası ile "... ..." adresine gönderildiğini, ancak 895-Euro bedelli ürünlerin hasarlı olarak alıcısına teslim edildiğini, ürünlerin tamamen kullanılamaz hale geldiğini, 05/05/2020 tarihinde , davacı tarafından taşımacılığı üstlenilen ürünlerin, müvekkili tarafından ... Konşimento numarası ile gönderildiğini, ancak 13.475-Euro bedelli ürünlerin de kırık ve ayıplı olarak teslim edildiğini, taşıma esnasında 570 adet face shield kaybolduğunu ve 80 ürünün de kırık olarak teslim edildiğini, müvekkilinin 975-Euro zararı bulunduğunu, 1300-Euro değerinde 26 adet termometre ateş ölçerin de alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, müvekkilinin sözlü olarak malların ayıplı ve hasarlı bir şekilde teslim edildiğini bildirdiğini, ancak yine davalı yandan cevap alınamadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte, müvekkilinin davacıya borcu olduğu düşünülse dahi bu tutarın takipte belirtilen miktarda olmadığını, davacı şirkete 02/01/2020 tarihinde 1018,59-TL , 15/01/2020 tarihinde 339,57-TL , 31/01/2020 tarihinde 8.385,29-TL , 29/02/2020 tarihinde 4.344,43-TL, 10/05/2020 tarihinde 18.441,00-TL, 30/05/2020 tarihinde 18.350,53-TL ve 30/06/2020 tarihinde 11.001,39-TL ödeme yapıldığını, bu nedenle borç miktarının 20.088,00-TL olduğunu belirterek, davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . TAHKİKAT,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; taşıma işinden kaynaklı olarak alacaklı olduğundan bahisle davacı tarafça başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ... .İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine açık hesap alacağına istinaden 85.024,38 TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin huzurdaki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı yönündeki itirazları noktasında yapılan değerlendirme sonucunda;
İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının takibe yönelik itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmasının gerektiği, ancak itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği müddetçe 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı, somut olayda takip dosyası içeriğinden davalı takip borçlusunun itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinin tespit edildiği, bu nedenle 1 yıllık dava açma süresinin başlamadığı ve dolmadığı anlaşılmakla hak düşürücü süre yönünden yapılan usuli itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..1-Davacı şirkete ait 2018,2019,2020,2021 yılı ticari defterlerinin yasal süresnide TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2.Davacı şirkete ait ticari defter kayıtlarına göre , takip tarihi itibariyle davalı şirketten 85.024,38-TL alacağının bulunduğu,
3.Davalı şirkete ait 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
4.Davalı şirkete ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı şirkete 21.106,59-TL borcunun bulunduğu,
5.Taraflar arasındaki 63.917,79-TL farkın; 2019 yılı devrinden davacı şirket tarafından düzenlenen ve ticari defter kayıtlarında yer alan 9 adet fatura ve 2 adet borç kaydının, davalı şirket ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, düzenlenen faturalara davalı şirket tarafından kanuni süresinde itiraz edilmemiş olduğu,
6.Taraflar arasında ticari ilişki ve davacının taşıma işi görmesi, davalının taşıtma yaptırması hususlarının ihtilafsız olduğu,
7.Taraflar arasında cari hesap öngören ve davacı ticari defterlerine itibar edileceği hususunda delil sözleşmesi içeren çerçeve sözleşme kapsamında taşımaların yapıldığı,
8.Davalının takas ileri sürdüğü zarar iddialarının sabit olmadığı, Montreal Konvansiyonu m.31/2 kapsamında "taşıma süreci zararının" teyit edilemediği,
9.Noter ihtarının sürelerden çok sonra gönderildiğini, somut verileri içermediği,
10.Lojistik ve dış ticaret sürece bakımından davacının taşıma işleri için düzenlediği faturalardan bakiye alacağını talep ve dava edebileceği değerlendirildiği,
11.İşlemiş faiz talebi oladığı için hesabına yer olmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 04/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''..1-Davacı ve davalı şirketlere ait ticari defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2.Davacı şirkete ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalı şirketten 85.024,38-TL alacağının bulunduğu,
3.Davalı şirkete ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle , davacı şirkete 21.106,59-TL borcunun bulunduğu,
4.Taraflar arasındaki 63.917,79-TL farkın; 2019 yılı devrinden , davacı şirket tarafından düzenlenen ve ticari defter kayıtlarında yer alan 9 adet fatura ve 2 adet borç kaydının davalı şirket ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı,
5.Davacı tarafça sunulan faturaların e-fatura olduğu, davalıya tebliğ edildiği, Türk Ticaret Kanunu'nun 21.maddesinin ikinci fıkrasına göre , "bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne göre davalı şirketin düzenlenen e-faturalara itiraz etmemiş olduğu buna göre; alıcı tarafından kabul edilmiş sayıldığı, bu faturalar nedeniyle davacı alacağının doğduğu,
6.Taraflar arasında ticari ilişki ve davacının taşıma işi görmesi , davalının taşıtma yaptırması hususlarının ihtilafsız olduğu,
7.Taraflar arasında cari hesap öngören ve davacı ticari defterlerine itibar edileceği hususunda delil sözleşmesi içeren çerçeve sözleşme kapsamında taşımaların yapıldığı,
8.Davalının takas ileri sürdüğü zarar iddialarının sabit olmadığı, Montreal Konvansiyonu m.31/2 kapsamında "taşıma süreci zararının " teyit edilemediği,
9.Noter ihtarının sürelerden çok sonra gönderildiği, somut verileri içermediği,
10.Lojistik ve dış ticaret sürece bakımından davacının taşıma işleri için düzenlediği faturalardan bakiye alacağını talep ve dava edebileceği değerlendirildiği,
11.Davacının taşıma faturaları ve mesnedi gösterilen taşıma senetlerinin "hava yük senedi" olduğu, özel bir şekil şartına tabi olmadığı gibi , imzasının da baskı şeklinde sırf antetli kağıtlar kullanılmak şeklinde kabul edilebileceğinin değerlendirildiği,
12.Davacı şirketin , davalı şirketten takip tarihi olan 24/05/2021 itibariyle 85.024,38-TL alacaklı olduğu , işlemiş faiz talebi olmadığı için hesabına yer olmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda;
Davacı tarafın davalıya taşıma hizmeti verdiğinden bahisle alacaklı olduğunu iddia ederek davalı aleyhine takip başlattığı, davalının itirazı ile takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı, davalının ise davacının ürünleri hasarlı ve eksik teslim ettiğini, bu nedenle davacıya borçlu olmadıklarını, borçlu kabul edilseler dahi tutarının takipteki kadar olmadığını savunduğu, taraflar arasında davacı tarafından taşıma hizmeti sunulduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı,
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında; davacının kendi defter kayıtları uyarınca davalıdan 85.024,38 TL alacaklı olduğunun, davalının kendi defter kayıtlarında ise davacıya 21.106,59 TL borçlu bulunduğunun, farka sebep olan ve davalının defterlerine kaydetmediği 9 faturanın davacıya yasal süresinde iade de edilmediğinin, anılan faturaların e- fatura olduğunun ve davalıya tebliğ edildiğinin, taşıma senetlerinin özel bir şekli şarta tabi olmamaları nedeniyle geçerli olduklarının, davalının ileri sürdüğü zarar iddialarını ispat edemediğinin, hava yolu taşıması olması nedeniyle uygulanacak Montreal Konvansiyonunun 31. maddesi gereği 14 gün içinde yapılmış bir hasar ihbarı olmadığının, taşıma senedinde çekince de bulunmadığının tespit edildiği, davalı tarafça anılan tespitlere itiraz edilmiş ise de; hasarın tespit ve yasal süresinde davacıya ihbar edildiğine dair bir delil bulunmadığı, taşımaların 2020 yılında mayıs, haziran ve temmuz aylarında yapıldığı cevap dilekçesinde de kabul ve beyan edilmiş olmasına rağmen, davalının eksik ve ve ayıplı ürünlere ilişkin davacıya yolladığı ihtarın , 31.03.2021 tarihinde davacı tarafça başlatılan takip tarihinden dahi sonraki bir tarih olan 18.05.2021 tarihli olduğu, bunun dışında davalı tarafça hasarın tespit ve davacıya yasal süresinde ihbar edildiğine ilişkin tanık, mail kaydı vs bir delil sunulmadığı, yine buna ilişkin cevap dilekçesi ile davacı aleyhine dava açılacağı beyan edilmiş ise de yargılama aşamasında dosyamıza birleşen bir davanın veya açılan karşı davanın da bulunmadığı, yine devam eden ticari ilişkide davalının ödemelerinin de alacaktan düşüldüğü, böylece davacının, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ancak yasal süresinde iade de edilmeyen faturalarla birlikte davalıdan 85.024,38 TL alacaklı olduğu, her ne kadar dava dilekçesinde talep 86.000,68 TL olarak belirtilmiş ise de; eldeki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle 85.024,38 TL olan takip tutarını aşamayacağı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, davalının ayıp ve hasara ilişkin iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden ve bu nedenle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğünün 2021/... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 85.024,38 TL tutarında alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.808,02-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.043,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.764,46-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4.Davacı tarafça yapılan 15.110-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 14.937,75-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafça yapılan 6.000-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 68,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 976,30-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9.Davacı tarafça yatırılan 1.043,56-TL peşin ve 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.313,41-TLnin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10.Devletçe karşılanan 3.120-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.084,43-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 35,57-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)