Esas No
E. 2024/10107
Karar No
K. 2025/16543
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/10107 E.  ,  2025/16543 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/752 E., 2022/1662 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/36 E., 2021/358 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkillerinin murisinin vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalı işverenin kusurlu olduğundan bahisle eş için 564.717,97 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, çocuk ... için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuk ... için 6.414,71 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. II. CEVAP

Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %35, davalı işverenin %65 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacılar eş ve çocuk ...’in maddi tazminat istemlerinin kabulüne, çocuk ...’nin maddi tazminat isteminin reddine, eş lehine 40.000,00 TL, çocuklar lehine 35.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf istemlerinin hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının az olduğundan bahisle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davacılar murisinin %35, davalı işverenin %65 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacılar eş ve çocuk ...’in maddi tazminat istemlerinin kabulüne, çocuk ...’nin maddi tazminat isteminin reddine, eş lehine 75.000,00 TL, çocuklar lehine 40.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, vahidi fiyat usulüyle yapılan şartnamelere göre kesim, sürütme ve taşıma işlerinde sorumluluğun iş sahibine ait olduğunu, bu kapsamda yapılan işlerde idarenin işveren sıfatını haiz olmadığını ve çalışanların idarenin buyruk ve denetimi altında bulunmadığını, yapılan sözleşmenin hizmet akdi değil istisna akdi niteliğinde olduğunu ve bu nedenle davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, buna rağmen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini, hizmet akdinin ayırt edici unsurunun bağımlılık olduğunu ve somut olayda bu unsurun bulunmadığını, dosya kapsamındaki belgelerden müvekkil orman idaresi ile kooperatif arasında istisna akdine dayalı vahidi fiyat sözleşmesi yapıldığının, kooperatifin işi kendi üyeleriyle yürüttüğünün ve davacıların murisinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b kapsamında sigortalı olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle muris ile müvekkil idare arasındaki ilişkinin hizmet akdi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, istisna akdi ilişkisinin varlığı karşısında iş kazasından söz edilemeyeceğini, şartname hükümleri uyarınca kazadan idarenin sorumlu olmadığını ve bu yönde Yargıtay içtihatları bulunmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince hatalı şekilde idare aleyhine karar verildiğini, kusurun oran ve aidiyetinin de yanlış belirlendiğini, murisin idarenin çalışanı olmaması nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin idareye yüklenemeyeceğini, buna rağmen müvekkil idareye kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

a)Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin eş için 564.717,97 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, çocuk ... için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuk ... için 6.414,71 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, sonuç olarak Bölge Adliye Mahkemesi'nin 05.07.2022 tarihli kararı ile manevi tazminat yönünden eş lehine 75.000,00 TL, çocuklar lehine 40.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b)Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,

2.Diğer yönlerden davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.