Esas No
E. 2025/10473
Karar No
K. 2025/16552
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2025/10473 E.  ,  2025/16552 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023.566 E., 2024.2504 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018.399 E., 2022.320 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, ikinci birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali üzerine yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

Davacı vekili davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açtığı asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.04.2012-01.11.2018 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Şirketinde beden inşaat işçisi olarak çeşitli şantiyelerde çalıştığını, diğer davalının şantiye şefi mühendis olduğunu müvekkilinin 13.01.2014 günü davalıların kusurlu hareketleri nedeniyle iş kazası geçirdiğini beyanla maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili ... aleyhine açtığı ve asıl dava ile birleşmesine karar verilen İstanbul 28. İş Mahkemesinin 2019/463-273 E.K sayılı dosyanın dava dilekçesinde; müvekkilinin iş kazası nedeniyle mağdur olduğunu, manevi tazminattan da sorumlu bulunan davalıya poliçe limitinin maddi ve manevi tazminata mahsuben tediyesi için 24.12.2018 tarihinde yazı yazıldığını, 8 günlük süre verildiğini, bugüne kadar bir ödeme yapılmadığını, yazının davalıya 31.12.2018'de tebliğ edildiğini, davalının 08.01.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü beyanla maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalıdan (sigorta şirketi) tahsilini talep etmiştir.

Davacı Tasfiye Halinde ... İnş. San. ve Tic. Ltd Şti. ile ... aleyhine açtığı ve asıl dava ile birleşmesine karar verilen İstanbul 32. İş Mahkemesinin 2022/640-643 E.K dilekçesinde; bedensel zarardan dolayı İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2018/399 Esas sayılı dosyasında aldırılan 21.09.2022 tarihli ek raporunda nihai maddi zararın 1.445.086,24 TL olarak saptandığını, fazlaya dair haklarını saklı tutarak, önce asıl, birleşen davada ve ıslahla istenen 1.140.943,38 TL'nin mahsubundan sonra bakiye 304.142,86 TL için işbu ek davayı açtıklarını, asıl davada ıslah yapıldığından ek dava dışında başka usuli yol bulunmadığını beyanla beden gücündeki kayıp oranı ve miktar yönünden fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla, 304.142,86 TL maddi tazminatın 13.01.2014 (davalı ... için 14.01.2019) temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile (Sigorta Şirketi için asıl alacak yönünden ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 60.000,00 Euro poliçe limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen davalılardan (... ve Sigorta Şirketi) alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Tasfiye Halinde ... İnş. San. ve Tic. Ltd Şti. vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu davaya konu olayın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini beyanla haksız davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... tarafından davaya süresi içinde cevap verilmediği görülmüştür.

Davalı ... asıl dava ile birleşmesine karar verilen İstanbul 28. İş Mahkemesinde açılan davaya cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak tek başına sigorta poliçesinin varlığının, poliçe kapsamında belirlenen teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, bu sebeple davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, poliçe kapsamında hüküm altına alınan genel ve özel şartların irdelenmesi neticesinde teminat miktarına ve sigortalının kusur oranına göre davalı şirketin sorumluluğunun olup olmadığının, varsa ne miktarda olduğunun tespit edilmesi gerektiğini beyanla haksız davanın reddini savunmuştur.

Davalı Tasfiye Halinde ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Sigorta Şirketinin asıl dava ile birleşmesine karar verilen İstanbul 32. İş Mahkemesinde açılan davaya ilişkin olarak yasal süresi içinde cevap dilekçelerini sunmadıkları anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..A-Mahkememiz asıl dava dosyası ile Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 28. İş Mahkemesinin 2019/463 Esas ve 2019/273 Karar sayılı dosyası yönünden;

1.Davalı ... yönünden davanın reddine,

2.Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile birleşen dosya davalısı ... yönünden; a-Maddi tazminat talebi yönünden, davanın kabulü ile 1.140.943,38 TL maddi tazminatın davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 13.01.2014 tarihinden; birleşen dosya davalısı ... yönünden 14.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (birleşen dosya davalısı ... yönünden ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 60.000,00 Euro poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) b-Manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 13.01.2014 tarihinden; birleşen dosya davalısı ... yönünden 14.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (birleşen dosya davalısı ... yönünden ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 60.000,00 Euro poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) fazlaya ilişkin talebin reddine, .. B-Mahkememiz asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul 32. İş Mahkemesinin 2022/640 Esas ve 2022/643 Karar sayılı dosyası yönünden;

1.Davanın kabulü ile; 304.142,86 TL maddi tazminatın davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 13.01.2014 tarihinden; birleşen dosya davalısı ... yönünden 14.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (birleşen dosya davalısı ... yönünden ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 60.000,00 Euro poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ". 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

2.Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca istinaf karar harcı olarak alınması gerekli 427,60 TL maktu harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,7‬0'TL'nin davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,

3.Davalı ... Şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

4.Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 26.386,21‬ TL nispi harçtan peşin alınan 5.194‬,00 TL'nin mahsubuyla eksik 21.192,21‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: dava tarihinde istenen manevi tazminatın Euro karşılığının karar tarihindeki enflasyon nedeniyle eridiğini, manevi tazminat taleplerinin tümünün kabul edilmesi gerektiğini, 01.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda belirtildiği gibi; İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği tazminat sigorta limitini geçtiğinden sigorta şirketinin masraf ve vekalet ücretlerine limit oranında katılacağından gerek yargılama giderlerinin gerek vekalet ücretinin bu oranda kararda gösterilmesi gerektiğini aksinin hatalı olduğunu istinaf incelemesinde bu hususun da düzeltilmesi gerektiğini, zamanaşımının kaza tarihinden itibaren hesaplanarak sürenin dolmadığı gerekçesine dayanılmışsa da davacının zarara ve failine ıttıla tarihinden itibaren zamanaşımı başlayacağından, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının kesinleştiği tarihin 09.08.2021 olduğu gözetilerek zamanaşımının bu tarihten itibaren 10 yıl olduğunun kabul edilmesi gerektiğini gerekçenin bu nedenle de düzeltilmesi gerektiğini, manevi tazminattan reddedilen miktar 20.000,00 TL olmakla, tüm davalılar için tek bir vekalet ücretine hükmedileceği yerde ... ve Sigorta şirketine 9.200,00 TL, E. Ç.'e ayrıca 9.200,00 TL vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu beyanla kararın yukarıda hususlarda yeniden karar verilmesi gerektiğini beyanla temyiz talep etmiştir.

Davalı ... Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığı, olayın davalı işverence yapılan bir dış görevlendirme sırasında meydana gelip gelmediği hususları ve dolayısıyla da kazanın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususunun, yöntemince irdelenip tartışılmadığını, somut olayda davalı ... Ltd.'ye yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından, müvekkili sigorta şirketinin de sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olmadığını, kazalı işçiye izafe edilen kusur oranının oldukça düşük olduğunu maddi tazminat miktarının hatalı hesaplandığını, dava dilekçesinde belirtilen maluliyet oranı bakımından talebin aşıldığını, beden işçisi olan ve herhangi bir ustalık belgesi sunamayan davacının ücretinin sendikanın bildirdiği ücret kadar kabul edilmesinin doğru olmadığını, davacının dava dilekçesinde ücretinin elden ödendiğine dair bir açıklamasının da bulunmadığını, dinlenen tanığın davacının ücretine dair bilgisi olmadığını bu nedenle davacının ücretinin asgari ücret kadar olduğunun kabulü gerektiğini, Yargıtay kararlarında ifade edilen %10 arttırım ve %10 indirim yapılmayarak hesaplama yönteminin de hatalı olduğunu, belirsiz alacak davalarında talep miktarının yalnızca bir kez artırılabileceğini davacılar vekilinin daha sonra ikame ettiği ek davadaki talep miktarına itibar edilerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğunun belirtildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da fazla olduğunu beyana davanın reddine karar verilmesi beyan ederek temyiz talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

1.Davacı vekili ve Davalı ... vekillerinin manevi tazminat yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup, davacı vekili ve davalı ... vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davacı vekili ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından; Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm kısmının (4) bendin de alınması gerek toplam harç miktarının 105.544,84 TL olması gerektiği halde "4-Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 26.386,21 ‬TL nispi harçtan peşin alınan 5.194‬,00 TL'nin mahsubuyla eksik 21.192,21‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına," ibaresinin yer alması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

1.Davacı vekili ve davalı ... vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.Davacı vekili ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin Hüküm kısmının (4) numaralı bendinde yer alan; "4-Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 26.386,21 ‬TL nispi harçtan peşin alınan 5.194‬,00 TL'nin mahsubuyla eksik 21.192,21‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına," ibaresinin silinerek yerine "4-Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 105.544.84‬ TL nispi harçtan peşin alınan 5.194‬,00 TL'nin mahsubuyla eksik 100.350,84 TL'nin davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, " yazılmak suretiyle ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.