5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili müvekkili şirket ile davalı arasında 18.03.2019 tarihli “----- Liman Elleçleme ve Depolama Hizmeti Sözleşmesi” akdedildiğini, anılan sözleşmenin 9.maddesi uyarınca davalının her yıl asgari 45.000 ton yük getirme taahhüdü bulunduğunu, bu taahhüdünü yerine getirmediğinden davalı tarafa ------ numaralı 51.456,27-USD bedelli e-faturanın düzenlendiğini, davalı şirket tarafından faturaya süresinde itiraz edilmiş olduğunu, Davalının anılan fatura bedelini ödememesi üzerine, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ----Noterliği 08.09.2021 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş, akabinde davalı borçlu aleyhine ----- Genel İcra Dairesi'nin ----- sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava öncesi arabulucuya başvurulmuş olup, arabuluculuk faaliyeti taraflar arasında anlaşmama şeklinde sonuçlanmış olduğunu, davalı şirket her yıl taahhüt ettiği miktarda kostik yükünü getirmemesi halinde müvekkil şirkete eksik ton başına 3 USD ödeme yapmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi gereği asgari alım taahhüdüne istinaden .2020-18.03.2021 dönemine ait asgari yük taahhüdünün yerine getirmemiş ve taahhüt miktarın 14.535,67 ton altında kalması nedeniyle, davalı şirkete 31.03.2021 tarihli, ------ numaralı 51.456,27-USD (14.535,67x3Usd Kdv) bedelli e-fatura düzenlemiş olduğunu, davalı şirket tarafından davacı şirkete -----. Noterliği 15.09.2021 tarih ------ yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile asgari yük taahhüdünün Covid-19 salgını sebebiyle yerine getirilmediğini, eksik miktarda mal temini yapılmak zorunda kalındığını, sözleşmenin mücbir sebep başlıklı 11. Maddesinde görüleceği üzere karşılıklı edimleri etkileyebilecek herhangi bir sebebin ortaya çıkması halinde edimini yerine getirmeyen taraf, diğer tarafa en geç 7 gün içerisinde yazılı olarak bildirmesi gerektiğini, eksik tonaj farkı faturasının 18.03.2020-18.03.2021 dönemi için düzenlenmiş olduğunu, davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalı/borçlunun ----- Genel İcra Dairesi'nin -----Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davacı tarafından, taraflar arasında akdedilen 18.03.2019 tarihli sözleşmesi uyarınca müvekkilin her yıl asgari 45.000 ton yük getirme taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle aleyhinde icra takibi başlatıldığını, anılan sözleşme hükümleri gereği sözleşme gereği yükümlendiği 45.000 ton yük getirme taahhüdüne salgın ve etkileri altında mümkün olduğunca riayet edildiğini, pandemi sebebiyle ilgili malı yurt dışından temin edememiş olduğunu, ilgili sözleşmenin mücbir sebep başlıklı 11.maddesinde mücbir sebep halleri düzenlenmiş olup, salgın hastalık durumu da bunlardan bir tanesi olduğunu, Müvekkil şirket yetkilisi, mücbir sebep nedeniyle sözleşmeye konu malı getirtemediğini bu nedenle taahhütlerinden daha az miktarda mal getirtmek zorunda kaldıklarını davacı şirket yetkililerine bildirmiş, pandeminin etkisinin geçmesi akabinde eksik kalan miktarla birlikte tam olarak ifanın sağlanacağı taraflar arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri sonucu kendilerine iletilmiş ve taraflar mutabık kalarak anlaşmasına rağmen, davacı tarafça kötü niyetli olarak fatura düzenlenerek müvekkile gönderilmiş olduğunu, davacı yan faturaya süresinde itiraz edilmediğini ileri sürse de bu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davalı müvekkil faturanın gönderilmesi akabinde tekrardan davacı yan yetkilileri ile görüşmüş ve akabinde süresi içerisinde faturayı kabul etmeyerek, iade faturası düzenlemiş ve faturayı iade ettiklerini, davacı yanın, ----. Noterliği 08.09.2021 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarname keşide fatura bedelinin ödenmesini istediklerini, müvekkili tarafından davacıya gönderilen cevabi ihtarname ile tekrardan bu faturayı kabul etmediklerini, davacıyla yapılan görüşmelerde mücbir hal durumunun izah edildiğini, bu sebeple de sözleşme hükümleri gereğince sorumlu tutulamayacağı bildirilmiş olduklarını, dolayısıyla davacının müvekkil aleyhine, faturanın düzenlenmesinden aylar sonra mücbir sebep beyanında bulunduğu iddiası gerçek durumla örtüşmediğini, müvekkilin sözleşme hükümleri çerçevesinde sahip olduğu haktan yararlanmış olduğunu, aksine davacının durumdan haberdar olmasına rağmen fatura düzenleyip göndermesi kötü niyetinin göstergesi olduğunu, ayrıca müvekkilin fatura içeriğini kabul etmemiş ve iade edilmiş olduğundan, müvekkilin temerrüde düşmesinden bahsedilemeyeceğinden takiple istenen faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilerek davacı şirketin alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında imzalanan 18.03.2019 tarihli ----- Liman Elleçme ve Depolama Hizmet Sözleşmesi'nin 9. Maddesi uyarınca davalı firmanın 45.000 tonluk yük getirme taahhüdüne aykırı davrandığı gerekçesiyle eksik kalan ve taahhüt edilen her bir tonaj nedeniyle 3 USD üzerinden cezai şart faturası tanzim edilerek başlatılan takibe vaki İtirazın İptali davasıdır. Taraflar arasında davaya konu olan 18.03.2019 tarihli sözleşmenin incelenmesi sonucu davacı firma ile yük sahibi sıfatıyla davalı şirket arasında depolama hizmet sözleşmesi akdedilmiştir.
Fiyat, ödeme ve yük taahhüdü başlıklı 9.1 maddesinde '' Yük sahibi işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren her yıl için asgari 45.000 ton yük getirmeyi taahhüt eder. Sözleşme süresi boyunca her bir yılın sonunda taahhüt edilen asgari 45.000 ton yükün gerçekleşmemesi halinde yük sahibi eksik kalan tonaj taahhüdü için ton başına 3 USD yi 15 gün içinde ödemeyi kabul ve taahhüt eder. ''
Mücbir sebepler başlıklı 11. Maddede ise ''herhangi bir mücbir sebebin gerçekleşmesi durumunda taraflar bir diğerine en geç 7 gün içinde yazılı olarak ihbarda bulunur ve söz konusu durum devam ettiği sürece sözleşme askıya alınır. Mücbir sebebin geçerli olduğu dönemde taraflar taahhüt edilen işleri yerine getirememiş veya geciktirmiş olmaktan dolayı ve bu sebeplerle ortaya çıkan zararlardan sorumlu tutulmayacaklardır. Mücbir sebep hali 30 günden fazla devam ettiği taktirde taraflardan herhangi biri işbu sözleşmeyi tazminatsız tek taraflı olarak feshedebilir. ''
Uyuşmazlık ; davalı tarafın sözleşme uyarınca üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği ,getiremediyse tüm dünyada etkili olan covid 19 salgın hastalığı nedeniyle gümrük kapılarının kapatıldığı ve bu durumun mücbir sebep olup olmadığı , 31.03.2021 tarihli 51.456,27 USD bedelli fatura uyarınca başlatılan takibin haklı olup olmadığıdır, hususunda ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir." Somut uyuşmazlıkla ilgili olarak Covid-19 pandemisinin .... etkileri üzerinde durulmasında yarar vardır. Bilindiği üzere Aralık 2019 tarihinde ---- şehrinde ortaya çıkan Covid-19, bütün dünyayı etkisi altına alan olağanüstü bir durum meydana getirmiş, Dünya Sağlık Örgütü de Covid-19’u yayılış hızı ve etkileri nedeniyle “pandemi” ilan etmiştir.
Covid-19 pandemisi, “mücbir sebep” veya borcu “imkânsız” kılan bir olgu olarak sözleşmelerin ifasını etkilemektedir. Covid-19, doğrudan bir salgın hastalık olması yanında aynı zamanda salgından korunmak için Devlet tarafından alınan önlemler sebebiyle de sözleşmeleri etkilemektedir. Birçok işyeri veya işletme kapatılmakta ya da faaliyetleri sınırlandırılmakta; toplantılar, gösteriler, uçuşlar, törenler gibi etkinlikler yasaklanmakta veya büyük ölçüde kısıtlanmakta; sokağa çıkma yasakları veya kısıtlamaları getirilmektedir. Alınan bu önlemler sözleşmelerin ifasını da doğal olarak etkilemektedir.
Mücbir sebep, kanunda tanımlanmış değildir. Roma hukukundan beri varolagelmiş olan bu kavram, doktrinde sözleşme sorumluluğu bakımından genellikle şu şekilde tanımlanmaktadır: Mücbir sebep ----- borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır ----(Covid-19’un) Sözleşmelerin İfasına Etkisi, ------ Mücbir sebepten bahsedebilmek için, mücbir sebep oluşturan bir olayın meydana gelmesi gerekir. Bu olay, doğal afet, salgın hastalık gibi doğal; savaş, grev gibi insandan kaynaklanan toplumsal; ithalat-ihracat yasakları, seyahat engelleri gibi hukukî bir olay olması mümkündür. Küresel salgın olan Covid-19 da doğal bir olay ve hukukî engellere sebebiyet verebilmektedir.
Mücbir sebebi oluşturan olayın borçlunun sorumluluk alanı dışında gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu unsur haricilik (dışsallık) olarak da adlandırılmaktadır. Mücbir sebebin önemli diğer unsuru da kaçınılmazlıktır. Başka bir ifade ile söz konusu olay, borcun kaçınılmaz surette ihlâli sonucunu doğurmalıdır-----
Covid-19 pandemisinin varlığı, sözleşmenin ifası açısından kendiliğinden mücbir sebep oluşturmaz. Mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için pandeminin yarattığı sonuçlar ile sözleşmenin ifasının engellenmesi arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Bir olayın mücbir sebep olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre tespit edilmesi gerekir. Bir sözleşme için mücbir sebep teşkil eden durum başka bir sözleşme için mücbir sebep teşkil etmeyebilir. Bu itibarla Covid-19, her durumda mücbir sebep oluşturduğu genellemesinden hareket edilemez; bir başka deyişle, her somut sözleşme için Covid-19’un mücbir sebep oluşturup oluşturmadığı denetlenmelidir (----- Yapılan Yargılama Sonucu;
Taraflar arasında 18.03.2019 tarihli Depolama Hizmet Sözleşmesi gereği davalı firmanın yük sahibi sıfatıyla her bir yıl için 45.000 ton yük getirmeyi taahhüt altına aldığı konusunda herhangi bir ihtilaf yoktur. Çözümlenmesi gereken husus davalı yük sahibinin sözleşmenin 9.1 maddesi gereği sözleşmenin imzalanmasından sonra davaya konu edilen 30.03.2021 tarihli 51.456,27 USD bedelli takibe konu fatura gereği yükümlülüklerini yine sözleşmenin 11. Maddesinde yer alan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınından dolayı yerine getirip getirmediği hususunda toplanmaktadır. Sözleşmenin imzalanma tarihi 2019 olup takibe konu edilen faturanın tarihi 30.03.2021 göz önünde bulundurularak Covid-19 salgınının ilk baş gösterdiği ve en üst noktaya ulaştığı tarihler içerisinde olduğu hususu tespit edilmiştir.
Sözleşmenin 11. Maddesinde herhangi bir mücbir sebep halinin meydana gelmesi durumunda taraflardan her biri diğerine en geç 7 gün içerisinde yazılı bir bildirimde bulunma yükümlülüğü altına girmiştir. Ancak bu durumda taraflar birbirine böyle bir mücbir sebepten dolayı bildirimde bulunmamıştır. Depolama Sözleşmesi'nin yapıldığı tarih ile yine faturanın düzenlendiği tarihler göz önüne alındığında Covid-19 salgınının tüm dünyayı etkisi altına aldığı subjektif bir mücbir sebepten ziyade objektif bir mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği mahkemece bu yönde bir kanaate varıldığı ve sözleşmenin 11. Maddesindeki 7 günlük ihbar süresine riayet edilmemiş olsa bile objektif mücbir sebep hali ile 7 günlük ihbar süresinin hayatın olağan akışı içerisinde bir anlamının kalmayacağı kanaatine varılmıştır. Cümlenin devamında mücbir sebep halinin 30 günden fazla devam etmesi halinde taraflardan her birine tek taraflı sözleşmeyi feshi hakkı tanınmasına rağmen her iki tarafın da sözleşmeyi feshetmediği hala geçerli bir sözleşme olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın iddiası mücbir sebepten kaynaklı 45.000 ton yük getirme taahhüdünü yerine getirilemediğidir. Davacı firma ise davalı yük sahibi tarafından yükümlülükleri eksik olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşmeyi feshetmemiştir. Sözleşmenin yapıldığı tarih ve fatura tarihi göz önüne alındığında Covid-19 salgınının dünya çapında zirveye ulaştığı bir tarih olduğu davalı tarafın her ne kadar sözleşme uyarınca her yıl 45.000 ton yük getirme taahhütü bulunsa da kendisinden kaynaklı olmayan tüm dünyayı olumsuz şekilde etkileyen Covid-19 salgınının eksik tonaj getirmesi arasında illiyet bağının mevcut olduğu bu durumda tüm dünyanın ticari hayatının en asgari seviyeye indiği bir dönem için davalı yük sahibinin eksik tonaj getirdiği iddiasıyla eksik getirilen her bir tonaj için 3 USD'den cezai şart faturası düzenlenmesinin iyi niyet ile bağdaşmayacağı tespit edilmekle davalı tarafın yükümlülüğünü salgın hastalıktan dolayı yerine getirilemediği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Açılan Davanın REDDİNE,
Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 12.078,90-TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 11.346.90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 112.094,82-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.