3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, çevre düzenleme işinde çalışırken 07.03.2016 tarihinde davalı sigorta şirketlerinin sigortacısı olduğu iş makinasını kullanan davalı -----kusuru ile sebebiyet verdiği işkazası geçirdiği, meydana gelen kaza neticesinde araç sahibine, işletenine ve işverenlere karşı daha önceden ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) ------Sayılı dosyası üzerinden maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, dava halen derdest olup müvekkilinin maddi ve manevi tazminat talebi henüz ödenmediğini, diğer taraftan kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren-----ve diğer sanıklar, ------ Asliye Ceza Mahkemesi'nin------ Sayılı dosyası üzerinden yargılandığı ve halen yargılama devam ettiğini, kazanın ardından müvekkilinin bacağı ciddi manada zarar gördüğü, platin atıldığı ve yürümekte zorluk çektiğini, çeşitli hastanelerden maluliyet raporu alındığı, müvekkilinin maddi durumunun iyi olmadığını, çalışamayacak durumda olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine kara verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ---- - vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, davacının ATK ya sevki sağlanarak rapor hazırlanmasını, dava dilekçesi ekindeki raporların dikkate alınmaması gerektiğini, özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre tespit edilecek maluleyet oranının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu kazaya karışan sigortalı araca ilişkin poliçe 01/06/2015 tarihinden sonra 25/06/2015 tarihinde düzenlendiği, dava konusu kaza da 07/03/2016 tarihinde meydana geldiğini, davacının SGK dan dava konusu kaza ile ilgili herhangi bir ödeme alıp almadığının sorulması gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ----- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, olayın iş kazası mahiyetinde olması sebebiyle öncelikle dava konusu taleplerin her iki işverenin, işveren sorumluluk sigortacısına yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi aracın kasko (İMM) sigortası olduğunu, bu poliçe mal sigortası vasfında olduğu, aynı zamanda İMM yönünden ZMMS trafik sigorta poliçe limitinin üzerinde kalan talepler yönünden devreye gireceğini, aracın ZMMS trafik sigorta şirketinin kişi başına bedeni zarar limitinin 290.000,00 TL olduğu, sorumluluğun bu poliçe teminatından sonra başlayacağını, davacı yan dava dilekçesinde ZMM limitini aşması halinde talepçi olduğunu, davacı yanda oluştuğu iddia edilen %2 sürekli iş göremezlik derecesini kabul etmediklerini beyan ettiklerini, ATK dan rapor alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ------ Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davaya konu iş kazası sebebiyle davacının soruşturma aşamasında alınan ifadesinde davacının müvekkili ve diğer davalılar hakkında şikayetçi olmadığı hususunda beyanda bulunduğunu, davacı tarafça talep edilen tazminat tutarları çok fahiş olup kabul etmenin mümkün olmayacağını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle, 07/03/2016 tarihinde davalı sigorta şirketlerinin sigortacısı olduğu iş makinasını kullanan diğer davalı ------ kullanmış olduğu iş makinesinin kepçesini elektrik direğine vurması ile elektrik direğinin davacının sağ bacağının üzerine düşmesinden dolayı yaralandığı, meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusur durumu, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, davalı sigortaların sorumlu olup olmadığı ve tazminat miktarı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, ----- ASHM ---- esas sayılı dosyasının bir suretinin ---- ASCM ---- esas sayılı dosyasının bir suretinin, poliçeler , hastane kayıtları , davacının nüfus kayıt örnediği SGK hizmet dökümleri, SGK müzekkere cevabı, davacı sosyal mali durum araştırma tutanağı vs tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz 02/11/2023 tarihli 5 nolu ara kararı gereği, dosyanın ATK ya gönderilerek özürlülük ölçütü yönetmeliğine göre rapor hazırlanması istenilmiş, 05/02/2024 tarihli ATK raporunda özetle; kişinin engellilik oranının %0, iyileşme süresinin kazadan itibaren 9 aya kadar uzayabileceği şeklinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, mahkememiz 18/07/2024 tarihli 1 nolu ara kararı gereği,
Mahkememizce alınan 05/02/2024 tarihli ATK 2.ihtisas kurulu raporu ile 19/10/2020 tarihli ATK 2. Üst kurul arasındaki çelişkinin (ve dosyada bulunan diğer maluliyet raporları arasındaki çelişkinin) giderilmesi için dosyanın ATK üst kuruluna gönderilmesine karar verildiği, 04/11/2024 tarihli ATK üst kurulu raporunda özetle; "E cetveline (yaşına) göre %2 (yüzdeiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
A.I. Maluliyet oranı sorulduğunda olay tarihli yönetmelik ve tüzüklerden yararlanılarak Mahkemelerce sorulan hususta rapor düzenlendiği, bu açıklama çerçevesinde kullanılan 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve 28/09/2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin sadece çalışma gücünün kaybına (%60-emeklilik için kullanılan) yönelik Ek-1 bölümü dışında her hangi bir bölümü bulunmadığı, 85/9529 sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve 11 Ekim 2008 tarihli Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde ise Ek-1 bölümüne ilaveten meslek hastalıklarının bulunduğu Ek-2 bölümü ve meslekte kazanma gücünün belirlenmesine yönelik liste ve cetvellerin bulunduğu Ek-3 bölümünü içerdiği dikkate alındığında, Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı belirlenmesi için mutlaka bu Ek-3 bölümü bulunan yönetmelikten yararlanıldığı, B- 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ----- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, C- Özürlülük/Engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği.." şeklinde rapor hazırlandığı anlaşılmıştır.
ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, mahkememiz 20/03/2025 tarihli kararı ile itirazların reddine karar verildiği, dosyanın iş güvenliği uzmanı makine mühendisi ile 1 aktüerya bilirkişisine tevdi ile kusur ve hesap raporu alınmasına karar verildiği, 05/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..İşveren müessesenin------ Adi Ortaklığı) % 60 (Y. Atmış) oranında kusurlu olduğu, İş makinası veya kepçeyi kullanan operatör ------ %20 (Y. Yirmi) oranında kusurlu olduğu, Kazalı ------ % 20 (Y. Yirmi) oranında kusurlu olduğu, Davalı sigorta şirketlerinin (------. ile -------Şirketi) poliçe kapsamında sorumluluklarının bulunduğu, ATK İkinci Üst Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, Dava dilekçesinde sürekli iş göremezlik maddi zararı talep edilmiş olmakla birlikte; açık şekilde geçici iş göremezlik maddi zararı talep edilip edilmediğinin heyetimizce anlaşılamadığı, hal böyle olunca takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere geçici iş göremezlik maddi zararının hesaplandığı; Sayın Mahkemece davacının geçici iş göremezlik maddi zarar talebinin olduğu kanaatine varılması halinde ve o takdirde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 11.520,00 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı -----. yönünden 04.03.2024 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 07.03.2016 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu, Davalı ------tarafından düzenlenmiş olan ZMSS poliçesi teminat limiti aşılmadığından davacının maddi zararı yönünden İMM poliçesi samında davalı ------ Şirketi'nin sorumluluğuna gidilemeyeceği.." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, kusura karşı itirazların reddine karar verildiği, aktüerya yönünden mahkememiz 05/08/2025 tarihli 2 nolu ara kararı ile 20/03/2025 tarihli 6. Celse 5 nolu ara kararda aktüerya bilirkişisinin hem %2 maluliyet 9 ay iş göremezlik hemde %0 maluliyet 9 ay iş göremezlik seçeneklerine göre ayrı ayrı hesaplama yapması için dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilerek ek rapor alınmasına karar verildiği, 14/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "..Davacının talep edebileceği geçi remezlik maddi zararının 11.520,00 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının;
1.Seçenekte: davacının maluliyetinin %0 (sıfır) olduğu durumda 0,00 TL olduğu, 2. Seçenekte: davacının maluliyetinin %2 (iki) olduğu durumda 161.968,56 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı -----yönünden 12.03.2019 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 07.03.2016 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu, Davalı -----tarafından düzenlenmiş olan ZMSS poliçesi teminat limiti aşılmadığından davacının maddi zararı yönünden İMM poliçesi kapsamında davalı ------Sigorta Şirketi'nin sorumluluğuna gidilemeyeceği.." şeklinde rapor sunulduğu, rapora karşı taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, rapora karşı itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 07.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre maluliyet raporu alınması gerektiği, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'ne göre alınan düzenlenen rapora göre davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı, 9 ay geçici iş göremezliğinin olduğu, kazanın oluşumunda davalı sürücünün dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmemesi, kaldırdığı yükün düşme ihtimalini öngörmemesi nedeniyle %20 oranında kusurlu olduğu, ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ------ ancak araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının toplam geçici iş göremezlik tazminat miktarının 11.520,00 TL olduğu, bu zarardan sürücünün kusur oranı olan %20 oranında davalıların sorumlu oldukları anlaşıldığından maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Maddi tazminat talebi yönünden ZMMS başvurusunun 27.02.2019 olduğu 8 iş günü sonrası olan 12.03.2019 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği anlaşıldığından ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ----- Yönünden bu tarihten itibaren, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacının kaza nedeniyle yaralandığı, kalıcı maluliyetin bulunmadığı, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün % 20 kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı ----. tarafından düzenlenmiş olan Kasko poliçesinde manevi tazminatın teminat kapsamına alındığı, somut olayın özelliği, yaralanmanın kapsamı, kusur durumu, davacının yaşı, tarafların sosyal ve mali durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden Kasko sigortasına başvurusunun 28.04.2022 olduğu 45 gün sonrası olan 13.06.2022 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği anlaşıldığından Kasko poliçesini düzenleyen davalı ------ yönünden bu tarihten itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin------sayılı kararı ile manevi tazminat davalarında kısmen reddedilen kısım yönünden vekalet ücretinin düzenlendiği kanun hükmünün iptaline karar verilmiş ve bu karar 14.12.2025 tarihinde yürürlüğü girmiş olduğundan manevi tazminat yönünden reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
1.Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE,
2.Davacının geçici iş göremezlik talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 2.880,00 TL’nin davalı ------ yönünden kaza tarihi olan 07.03.2016 tarihinden itibaren, diğer davalı ------. yönünden ise 12.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, (---- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin------ Esas sayılı dosyasında hükmedilecek tazminatlar dikkate alınarak tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla)
3.Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 30.000,00 TL’nin davalı ----- yönünden kaza tarihi olan 07.03.2016 tarihinden itibaren, diğer davalı ------ Şirketi yönünden ise 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, (---- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ------ Esas sayılı dosyasında hükmedilecek tazminatlar dikkate alınarak tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla) Maddi tazminat talebi yönünden;
4.Yeteri kadar harç alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 615,40 TL tamamlama harcının toplamı olan 795,30 TL 'nin davalılar -------müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafında yapılan 23.678,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre (%1,66 kabul %98,34 ret) hesaplanan 393,08 TL'nin davalılar -----müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 2.304,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------- müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
8.Davalılar ---------. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre bu davalılar -------. vekilleri için takdir olunan 2.304,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar -------verilmesine,
9.6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 26,56 TL davalılar davalılar ------müştereken ve müteselsilen, 1.573,44 TL davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden;
10.Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 2.049,30 TL harçtan peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 1.869,40 TL'nin davalı ---- - ile davalı ------ Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
11.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL peşin harcın davalı ---- ile davalı ------Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12.Manevi tazminat davası yönünden yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
13.Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı --- ile diğer davalı------ Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
14.Davalı -------Şirketi tarafında yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre (%60 kabul %40 ret) hesaplanan 120,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı------ Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı ------Şirketi üzerinde bırakılmasına,
15.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.