10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2025/15971 E. , 2025/16673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının, ...'a ait kuaför-berber işyerinde 19 96... . ayda çalışmaya başladığını, işverenin bu çalışma ile ilgili olarak işe girdikten bir müddet sonra ... Çıraklık Eğitim Merkezine gönderdiğini ve 08.09.1998 tarihinde çıraklık okuluna kaydının yapıldığını ve 20.11.1998 tarihli çıraklık sözleşmesi imzalandığını, Çıraklık Eğitim Merkezi 01.11.1998 tarihli işe giriş bildirgesi tanzim ederek 25.11.1998 tarih ve ... varide no ile Kurum kayıtlarına intikal ettirildiğini ve 6...3 sigorta numarasının verildiğini, ancak işveren ...'ın sigorta Kurumuna işçi bildirmediğinden sigorta Kurumunda bordro bulunmadığını, davalı Kurumun, 01.11.1998 tarihli işe giriş bildirgesi Kuruma verilmesine rağmen hizmet cetveline işe giriş bildirgesinin işlenmediğini ve bordroda adı görülmemesi üzerine, 09.03.2023 tarihli yazı ile işe giriş bildirgesindeki tarihin bordrolara işlenmesinin istenildiğini davalı Kurumun talebe olumlu bir cevap vermediğini, müvekkilinin işyerine para kazanmak amacı ile gittiğini ve çıraklık okuluna yazdırılmasına rağmen haftanın bir günü çıraklık okuluna gittiğini, diğer günler sürekli işyerinde çalıştığını ve çalışma karşılığı ücretini aldığını belirterek 6...3 sigorta sicil no.lu ...’ın işe giriş bildirgesindeki 01.11.1998 tarihinde hizmet akdi ile bir gün çalışmanın tespitiyle, aksi yöndeki davalı Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, ...'ın .... sicil numaralı işyeri işvereni Çıraklık Eğitimi Merkezi Müdürlüğü işyerince 01.11.1998 tarihinde işe giriş bildirgesi yapıldığını, ancak davacı adına uzun vade prim yatırılmadığının anlaşıldığını, bu durumda dava konusu çalışmaların gerçek ve fiili bir çalışma olduğunun tespit edilemeyeceğini, ... sicil numaralı Bay-Bayan Berberliği işyerinin 03.03.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 14.01.2004 tarihinde kanun kapsamından çıktığını savunarak davanın öncelikle hak düşürücü süre ve husumet yönünden reddine aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının bir hizmet akdine bağlı olarak dava dışı ...’ın Erkek Kuaförü işyerinde 01.11.1998 tarihinde bir gün sigortasız olarak çalıştırıldığı ve 01.11.1998 tarihindeki bir günlük süresinin 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin 8. fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulü ile davacının, dava dışı ...’ın Erkek Kuaförü işyerinde 01.11.1998 tarihinde 1 gün süreyle hizmet akdine istinaden asgari ücretle çalıştığının ve davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 12.04.2000 olduğunun tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 12.04.2000 tarihinden önceki çalışmasının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacının çalışmasının ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 3/II-B, 6'., 60. maddenin (G) bendi, 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4., 5.,16. maddesi,3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Geçici 4 üncü maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanun'un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan aynı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasası'nın 4’üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanun'un 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin ... Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür.
19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14. maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4. maddesinde ise Kanun'un 25. maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır. Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.
Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130).
2.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının 12.04.1982 doğumlu olduğu, ... Eğitim Merkezi Müdürlüğü ünvanlı ... sicil numaralı iş yerinden 01.11.1998 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği,işe giriş bildirgesi tarihinde 16 yaşında olduğu,davacı vekili dava dilekçesinde,dava konusu dönemde ...'a ait berber dükkanında 1996 yılının Nisan ayında çalışmaya başladığı ve bir müddet sonra Çıraklık Eğitim Merkezine gönderildiğini, 20.11.1998 tarihli çıraklık sözleşmesinin imzalandığını belirterek çıraklık sözleşmesinin bir örneğini sunduğu, Mahkemece ilgili Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünden de celbedilen davacı hakkında düzenlenmiş olan 2011.1998 tarihli çıraklık sözleşmesinde işverenin ...- erkek berberi olduğunun belirtildiği, ... adına erkek berberi faaliyet konulu olarak 01.07.1986- devam şeklinde vergi kaydının olduğunun tespit edildiği, öte yandan Mahkemece ... adına tescilli bir işyeri olup olmadığı ile dönem bordrosu bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, ...'ın çıraklık sözleşmesinde belirtilen adresine komşu işyerinin emniyet ve vergi dairesi nezdinde araştırıldığı,komşu işyeri tespit edilemediği,başkaca komşu işyeri araştırması yapılmadığı, davacı tanıkları olarak davacı asilin birlikte çalıştıkları olarak beyan ettiği ..., ... ile komşu işyerleri olarak belirttiği ...,...'ın ve işveren ...'ın dinlendiği,dinlenen tanıkların çalışma ve vergi kayıtlarının dosya içine alınarak beyanlarının denetlenmediği böylelikle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
4.Buna göre, Mahkemece, ... adına kayıtlı işyeri tescil bilgileri ile varsa dava konusu 1998/3. dönem bordroları Kurumdan celbedilerek dönem bordrosu varsa bordro tanıkları dinlenmeli,bordro tanığı olmaması ya da beyanlarının yetersiz kalması halinde işyerine dava konusu dönemde komşu işyerleri sahipleri ile kayıtlı çalışanları SGK ve belediye nezdinde de yapılacak araştırma ile belirlenmeli,bu kişilerin sigortalık ve vergi kayıtları da getirtilerek davacının işyerindeki çalışma ilişkisi yukarıda belirtilen kapsamda aydınlatılmalı,komşu işyeri tespit edilememesi halinde tarafların beyanları alınarak dava konusu dönemde davacının çalışmasını bilebilecek olanlar da belirlenerek çalışma kayıtları getirtilerek yukarıda belirtilen hususlarda ayrıntılı beyanları alınmalı, dinlenen tanık beyanları arasında varsa çelişkiler giderilmeli,öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ...'ın aynı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri olup olmadığı hususu araştırılarak beyanları denetlenmeli, diğer tanıklar ... ile ...'ın adres,faaliyet alanları ve mükellefiyet dönemlerini gösteren vergi kayıtları celbedilerek dava konusu dönemde işyerine komşu olup olmadıkları belirlenmek suretiyle beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.