Aramaya Dön

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/10
Karar No
K. 2026/63
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/10 Esas
KARAR NO: 2026/63
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2025
KARAR TARİHİ: 26/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davalıdan akaryakıt satışından doğan alacağının bulunduğunu, davalının 19/07/2023-21/12/2023 tarihleri arasında 1.012.914,07-TL borçlandığını ve sadece toplam 991.300,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin 21.614,07-TL bakiyesinin kaldığını, 01/01/2024-10/09/2024 tarihleri arasında 214.8883,10-TL hiç ödenmeyen alacağın bulunduğunu, bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı dosyası ile takip başlattığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalının borca itiraz ederken sadece "Böyle bir borç bulunmamaktadır" şeklinde beyanda bulunduğu ve herhangi bir somut delil sunmadığını iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 236.447,17-TL asıl alacak ve 25.396,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 261.843,48-TL borcun ödenmesi amacıyla 14/10/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 26/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/10/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 26/09/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2023 ve 2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,

davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı,

davacı tarafından düzenlenen alacak konusu faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, E-Arşiv faturaların muhataplarına kâğıt ortamında ve imza karşılığı teslim edilmesi gerektiği, bununla birlikte davacı tarafından ibraz edilen E-Arşiv faturalarında faturanın teslim edildiğine dair imza ve ispat vesikası bulunmadığı, faturalara konu ürünlerin teslimlerine ilişkin veresiye fişlerinin üzerinde isim ve imzası olan kişilerin davalı taraf sigortalı çalışanı olmadığı, ancak davalı tarafından bu fişlere karşılık kesilen faturalara ödeme yapıldığı, ödeme yapılması nedeniyle fişlere ve üzerindeki imzalara itiraz edilmediğinin ve ürünlerin alındığının kabul edilmesi gerektiği, davalı şirketin davacı tarafından düzenlenen ürün faturalarına karşılık ödeme yapması sebebiyle aradaki ticari ilişkiyi ve fatura içeriklerini kabul etmiş durumda olduğu ancak vade farkı faturaları ile ilgili tarafından ödeme yapılmadığı, faturaların davalıya tebliğ edildiği hususunun ispata muhtaç kaldığı, taraflar arasında vade farkı alınabilmesi için yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerektiği, taraflar arasında vade farkıuygulanacağına dair bir sözleşme veya teamül bulunmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde davacı şirketin davalı şirketten 214.834,93-TL alacaklı göründüğü, bu alacağın 111.297,75-TL Vade farkı – Fiyat farkı faturalarından, 103.537,18-TL’sının ürün satımından kaynaklandığı, iş bu raporda tespit edilen davacının davalıya düzenlediği faturalar kapsamında vade farkı faturaların haklı sebeplerle düzenlenip düzenlenmediğinin kabulüne göre ihtimalli hesaplama yapıldığı, ihtimal takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere; davacı tarafından davalıya düzenlenen davacı yasal defter kayıtlarında yer alan, icra takibine konu vade farkı faturalarının haklı sebeplerle düzenlendiğinin kabulü takdirinde esası itirazın iptali yönünden; takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere, davacının davalıdan 214.834,93-TL alacağının olduğu, ihtimal takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere; davacı tarafından davalıya düzenlenen davacı yasal defter kayıtlarında yer alan, davacı yasal defter kayıtlarında yer alan, icra takibine konu vade farkı faturalarının haklı sebeplerle düzenlendiğinin kabul edilmemesi takdirinde esası itirazın iptali yönünden; takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere, davacının davalıdan 103.537,18-TL alacağının olduğu, davacı tarafın davalıdan işlemiş faiz talep edemeyeceği, davacı tarafın inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLER

-.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; cari hesap ekstreleri, e-arşiv faturaları, veresiye fişleri, e-fatura suretleri -Davacı yana ait beyan ve dilekçeler -Davacı yana ait ticari defter ve kayıtlar -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davalıya ait iş yeri tescil bilgilerini içerir müzekkere cevabı -... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davalıya ait iş yeri tescil bilgilerini içerir müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, akaryakıt satımından kaynaklanan ve açık cari hesaptan takip edilen alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1)

Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.

Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.

Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Somut olayda, incelenen ticari defterlere göre davacının alacağını dayandırdığı tüm faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, dava taraflarının GİB nezdindeki ba/bs formlarının birbirini doğruladığı, ürün teslimine ilişkin veresiye fişlerinin düzenlendiği, bu fişlerdeki imzaların davalı nezdinde çalışanlara ait olduğuna dair doğrudan bir tespit bulunmasa aynı ticari uygulama ile aynı açık cari hesap ilişkisinde bir kısım ödenmiş borçların bulunduğu, diğer bir deyişle fişlerin taraflar nezdinde değeri bulunduğu görülmüştür. Davalının mali bilirkişi incelemesi için verilen ihtara rağmen mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini sunmadığı, yukarıda açıklandığı üzere davalının davacı delillerini boşa çıkaracak şekilde defterlerini sunmamasının sonucuna katlanması gerektiği, davacının ek delilleri, usulüne uygun tuttuğu defterleri karşısında bu delillerin davalı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğu ve dolayısıyla bu sonucun varlığını kabul etmiş sayılması gerektiği, ödemeye dair de bir itiraz bulunmadığı anlaşılmakla davacının defterlerinden takip tarihi itibariyle okunan 214.833,10-TL itibariyle davalıdan alacaklı olduğu, davacının takipteki 21.614,07 TL'lik asıl alacak talebinin ise 2024 yılına devredilen ve neticede 214.833,10-TL'lik cari hesap bakiyesi içinde kaldığı anlaşılmış ve bu miktar yönünden itiraz kısmen iptal edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı takipte her ne kadar yasal oran üzerinden işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de taralar arasında yazılı bir sözleşme veya ispat edilmiş belirli ya da kesin vade durumunun bulunmadığı, takipten önce davalıyı temerrüde düşürecek bir ihtaratın yapılmadığı, takiple temerrüde düştüğü anlaşılmakla işlemiş faize dair itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Hükmedilen dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;

1.Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 214.833,10-TL asıl alacak üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa takipteki gibi yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin Reddine,

2.Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 42.966,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Karar tarihi itibari ile alınması gereken 14.675,25-TL karar ve ilam harcından 4.471,64-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 10.203,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 4.471,64-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.087,04-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan toplam 8.065,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 6.617,04-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7.6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin 2.935,67-TL'sinin davalıdan; kalan 646,33-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.