Aramaya Dön

21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/741
Karar No
K. 2026/155
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/741 Esas
KARAR NO: 2026/155
DAVA: Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 14/10/2025
KARAR TARİHİ: 18/02/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilim 05.03.2024 tarihinde daha önceden de bir kaç kargo göndermesine istinaden duyduğu güvenle davalının ... şubesinden Hollanda'ya gönderilmek üzere ... konişmento numaralı ağzı kilitli kapalı kapaklı ve tamamen korunaklı sızıntı ve akıntıya mahal vermeyecek şekilde plastik pet şişe içerisinde net 1160 gr. gülyağı teslim ettiğini, daha sonra alıcı kargoyu teslim aldığında 541 gr.teslim almış olup 619 gr.gülyağı taşıma esnasında kaybolmuştur ve davacı tarafından eksik bir şekilde müvekkilimin alıcısına teslim edildiğini, bundan dolayı da alıcısına karşı müvekkilim güven sorunu yaşamış ve burada müvekkilinin itibarının sarsıldığını, davalı da kendi üzerine düşen yükümlülüğü ihlal edip özenle ifa etmediği için ticaret hukukundaki basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek müvekkilime karşı kusurlu hareketle zarar verdiklerini, gönderilmiş olan ürünün fiyatı 500 usd olup ürün bu miktar üzerinden davalıca sigortalanmış ve müvekkilinden bu değere göre taşıma-navlun bedeli olarak da davalıca 84,28 euro tahsil edildiğini, kaybolan kısım olan 619 gramın karşılığı 266,8 dolar etmektedir. Ancak tüm bunlara rağmen davalı firma tüm zararımızı ödemek yerine müvekkilime 84,28 euro taşıma bedeli ve 45,21 usd kaybolan eksik kısım bedeli ödemeyi geri iade etmeyi teklif etmiştir.dolayı 84,28 euro+266,8 usd(güncel bugünkü kur üzerinden 4060+11125=15185 TL.) alacağımızın 05.03.2024 taşıma tarihinden itibaren faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını ve yargılama harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülen uyuşmazlık, göndericisi davacı ...olan, İstanbul’dan Hollanda’ya, ... numaralı konşimento tahtında taşıması yapılan gönderide gerçekleştiği iddia olunan hasara ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık, uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanmakta olup somut olaya 01.10.2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Varşova Konvansiyonu’na ek 4 sayılı Montreal Protokolü) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ... numaralı konşimento tahtında İstanbul'dan ...'a taşınan gönderi, 07.03.2024 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, davacı taraf gönderisinin taşıma esnasında eksildiğini iddia etmişse de delil olarak başvuru ekinde sunduğu görüntülerde yalnızca ayıplı olarak teslim edildiğini iddia ettiği ürünlerin paketinden çıkartılmış halde görüntülerini sunmuş olup söz konusu hasarın taşımadan kaynaklandığını gösterir hiçbir delil mevcut olmadığını, müvekkili şirketin sisteminde söz konusu taşımaya konu gönderide herhangi bir “damage” (hasar) kodu mevcut olmadığnı, davacı tarafça her ne kadar ürününün 500 USD değerinde olduğu ve bu miktar üzerinden sigortalanmış olduğu bildirilmişse de bu iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça navlun ek bir ödeme yapılmak suretiyle özel fayda beyanında bulunmadığı gibi sigorta bedeline ilişkin de bir ödeme yapılmadığını, işbu husus navlun faturasından da açıkça anlaşıldığını, gönderi için ek sigorta bedeli tahsis edilmiş olması halinde buna faturada açıkça sigorta tutarı olarak yer verilmesinin gerekeceğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, Montreal Protokolü 22/3 uyarınca kargo (yük) taşımalarında taşıyıcının zarar verme kastıyla hareket etmesi halinde dahi sorumluluğunun sınırlı olduğunu, açıklandığı üzere uluslararası hava yolu kargo taşımacılığı yapan müvekkilin sorumluluğu güncel değeriyle en fazla eksik brüt kilogramı başına 26 SDR olabilir.Başvurucunun aşkın talepleri ve dolaylı zararları hiçbir şekilde müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını, müvekkili şirketin hasar ve eksiklikten sorumluluğunu hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte müvekkil şirket bir an için sorumlu olduğu düşünülse dahi somut olayda gönderide 0,62 kg eksiklik bildirilmiş olup bu halde 0,62*26 SDR’nin ödeme gününde karşılığını aşan hiçbir tazminattan müvekkil şirket sorumlu tutulamaz. açıklanan ve mahkemece re'sen nazara alınacak sebeplerle, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usul yönünden reddine, esasa girilmesine karar verildiği takdirde esas yönünden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE VE AÇIKLAMALAR:

Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Davacı ile davalı arasında taşınması hususunda anlaşmaya varılan emtianın taşıma esnasında hasarlanıp hasarlanmıdığı, davalının sorumluğunun bulunup bulunmadığı, var ise zararın miktarı ve bunun davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin kısmi alacak davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.

Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak 3/1-ı-bendinde ise tüketici işlemi; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

TTK 4. maddesine göre, TTK' da öngörülen hususlardan doğan davalar mutlak ticari davadır. Taşıma işleri de bunlardan biridir. TTK' nın 5. maddesinde ticari davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin kuralın istisnası 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' un 73. maddesinde düzenlenmiş olup, 1 fıkrasına göre Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.

Davacı ile davalı şirket arasında yurt dışı eşya taşınmasına ilişkin taşıma anlaşması yapıldığı, davacı tarafça, taşıma sözleşmesine konu kargo gönderisinin alıcıya eksik (hasarlı) teslim edildiği belirtilerek kısmi zayi nedeniyle oluşan zararın tazmini talep edildiği, maddi zararın kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, taşıma sözleşmesi TTK’nda düzenlenmiş olduğundan mutlak ticari dava olsa da 6502 sayılı yasa uyarınca taraflardan birinin tüketici olması durumunda davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği, mahkememizce davacının esnaf tacir araştırmasının yapıldığı ve tacir olmadığının belirlendiği, 12/02/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında davacının taşıma konusu emtiayı arkadaşının isteği üzerine gönderdiğini ve mesleki veya ticari bir amaçla hareket etmediğini beyan ettiği, tüm bu nedenlerle davacının tüketici olduğu anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı kanaati ile; işbu davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu ve uyuşmazlık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.

1.Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,

2.HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

3.Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.18/02/2026 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog