Esas No
E. 2025/111
Karar No
K. 2026/19
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/111 Esas
KARAR NO: 2026/19
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/05/2025
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----- yılında kurulmuş olup yaklaşık ------ internet hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, sayılan alanlarda hizmet sağlayıcı olarak ---- ticaret unvanı ve------ sınıflar nezdinde faaliyet gösterdiğini, --- tarihinden beri ise -----marka adıyla ve ---- tescil numarası ile ----- olarak ilgili sektörde faaliyet gösterdiğini; müvekkili şirketin müşteri portföyü, reklam tanıtımları neticesinde ve vermiş olduğu hizmetlerle sektöründe lider firmalardan biri olduğunu; müvekkili şirkete ait ticaret unvanı olan ------ adının davalı tarafından, müvekkili şirket ile aralarında hiçbir sözleşme olmamasına rağmen kötü niyetli ve haksız şekilde -------tarihinde ---- sınıf mal ve hizmetler altında tescil ettirildiğini; davalının kullanmakta olduğu ----- markasının müvekkili şirketin ticaret unvanı olan ------birebir aynı olup ayrıca mal ve hizmet sınıfı bakımından da aynı hizmetlerin veriliyor olması doğrultusunda, davalının eylemlerinin müvekkili şirketin güven ve tanınmışlığından haksız ve mesnetsiz olarak yararlanma ve haksız rekabet amacı taşıdığını; ----adı üzerinde, müvekkili şirketin davalıya nazaran daha üstün bir hakkı olduğunu; davalıya ait tescilli ---- markasının, müvekkili şirketin daha önceki bir tarihte koruma altına alınmış olan ---- ticaret unvanı ile iltibas yarattığını; bu durumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun markanın tescilinde nispi ret nedenlerini düzenleyen 6/6. maddesindeki şartları kapsadığını; müvekkil şirketin dava konusu ---- adını ticaret unvanı olarak --- yılından beri haberleşme hizmetleri ve bilgisayar hizmetleri alanlarında kullandığını; ----- tescil numarası ile usul ve yasaya uygun şekilde ------- ticaret unvanı ile tescil işlemlerini gerçekleştirdiğini; bu nedenle müvekkili şirketin davalı karşısında dava konusu markayı kullanımının daha önceye dayandığını, TTK m.50 hükmü uyarınca ülke çapında ticari unvanı itibariyle davalıya nazaran daha üstün bir hakkının olduğunu; davalının ise müvekkili şirketin bu üstün hakkına rağmen iltibas yaratacak şekilde, aynı hizmet sınıfı altında işbu markayı ------ nezdinde tescil ettirdiğini; bu nedenle davalıya ait ----- markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesinin yanında, müvekkili şirket lehine tazminata da hükmedilmesinin gerektiğini; -------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirket markasını kötü niyetli olarak haksız kazanç sağlamak amacı ile kullanmakta olan davalı ----haksız rekabet niteliğinde olan ibare ve görseller ile iltibas yaratan sair kullanımların sonlandırılması ve ------ markasının müvekkili şirket adına devredilmesi gerektiğine ilişkin ihtarname gönderilmiş olsa da davalı taraftan herhangi bir geri dönüş alınamadığını, bu nedenle işbu davanın açılması zaruretinin doğduğunu belirterek davalı adına kayıtlı ----- markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ----maddi, ---- manevi tazminatın işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının korunmaya değer bir öncelik hakkının olmadığını; davacı tarafın ticaret unvanında geçen ------- ibaresini hiçbir zaman bağımsız, ayırt edici, reklam veya tanıtım amacıyla kullanmamış olduğunu, markasal bir kullanımın söz konusu olmadığını; ticaret unvanının sicildeki varlığının tek başına marka hükümsüzlüğü için yeterli olmadığını; müvekkili şirketin---- ibareli markasının ----- nezdinde tescilli olduğunu ve müvekkilinin bu markayı uzun süredir aktif olarak kullandığını; davacı tarafın ise ticaret unvanı ---- ibaresini içermekle birlikte, esasen ------ ibaresi ile hizmet sunmakta olduğunu, internet sitesi, sosyal medya, reklam alanları ve müşteri hizmetlerinde bu markayı kullandığını; davacının unvanı markasal kullanım teşkil etmediğinden, SMK m.6/3 kapsamında hükümsüzlük kararı verilmesinin mümkün olmadığını; davacı tarafın müvekkilinin markasını uzun süredir bildiğini, aradan geçen süre zarfında herhangi bir hükümsüzlük davası açmadığını, sessiz kaldığını; bu süre zarfında müvekkilinin markasına yatırım yaptığını, tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu; dolayısıyla davanın zamanaşımına uğradığını; davacı tarafın ticaret unvanında geçen ----- ibaresini gerek marka olarak tescil ettirmediğini, gerekse hizmet sunumlarında kullanmadığını, yıllardır ------ markası ile tanındığını ve faaliyet gösterdiğini; müvekkilinin ise kendi markasıyla ayrı bir ticari faaliyet yürüttüğünü; ancak davacı tarafın internet ortamında spam içerikli saldırılarla müvekkilinin markasına zarar vermeye çalıştığını, .com.tr alan adı kullanımı konusunda engelleyici davranışlar sergilediğini; bu nedenle müvekkilinin com.tr uzantısını kullanamadığını, müşteri kaybı yaşadığını, itibarının zedelendiğini; bunun davacının kötü niyetli rekabet çabasını açıkça ortaya koyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Davalı adına tescilli ---- markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, davalı tarafın ---- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı yönünden haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, maddi manevi tazminatın gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı ------ tarihinde davacı adına, ----tarihinde davalı adına, ----tescil numaralı ----- tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ----tarihli heyet raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; " 1. Bilişim yönünden yapılan incelemede; Davalıya ait olduğu belirtilen ------ adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesap adının gnetcomtr olduğu, Hesapta ---- ibaresinin yer aldığı, Hesabın ------ tarihinde oluşturulduğu ve hesap adının ----- kez değiştirilmiş olduğu, Hesabın takipçi sayısının ----olduğu ve hesaptan ------adet paylaşım yapıldığı, logosunun kullanıldığı, Hesapta ----- tarihli ilk paylaşımdan itibaren ----- yer aldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ----- yapılan incelemede; Sitede -------firmasının, domain --------sunucu ----- çözümleri ve yeni nesil servisler sunduğu belirtilmiştir. Firma iletişim bilgilerinde; o Ticaret unvanının ---- o Adresinin ----- adresinin ----Sorumlu kişinin ----numarasının ----numarasının ----- olduğu, ----- bilgilerinde; o Alan adının ----firması tarafından kayıt edildiği, o Alan adının sahiplik bilgilerinin gizli tutulduğu/yayınlanmadığı, Alan adının---- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin------ tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ---- olduğu, Sitenin----- tarihleri arasında ---- adet arşiv kaydı olduğu,Site arşiv kayıtları incelendiğinde, sitede ----- tarihli ilk arşiv kaydı itibariyle ----- kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu ------sitede yapılan incelemede; Sitede firmanın alan adı tescili ----------- sunucu hizmetleri, kiralık sunucu, ----- gibi dijital servisler sağladığının belirtildiği, Firma iletişim bilgilerinde; ---- ---- Adresinin ---- İletişim numarasının ------olduğu, Site tescil bilgilerinde; o Alan adının ----- tarafından kendi adına kayıt edildiği, Alan adının ----- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin ----- tarihinde son bulacağı, o Site erişim ve yer sağlayıcısının ------ olduğu, Sitenin ----- tarihleri arasında---- arşiv kaydı olduğu, ----sonrası yıllarına ilişkin arşiv kayıtlarında -----ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. ------- sitede yapılan incelemede; -----yıllarına ilişkin ------- verilerinin bütüncül değerlendirilmesi sonucunda; ------ ifadesinin: Zaman içinde artan, o ------geneline yayılmış, o Sektörel olarak net ve tutarlı, Kullanıcı nezdinde yüksek bilinirliğe sahip bir arama profili sergilediği, ------ ise: Düşük hacimli, o Süreklilik arz etmeyen, ------ve kavramsal olarak sınırlı, Marka algısı bakımından zayıf bir arama profiline sahip olduğu teknik olarak tespit edilmiştir. ----- arama motorunda yapılan incelemede;---- motorunda----ibaresinin aratılmasıyla elde edilen sonuçlar o Söz konusu sonuçlarda davacıya ait------ ilk sırada yer aldığı,----arama motorunda ----- aratılmasıyla elde edilen sonuçlar o Söz konusu sonuçlarda davacıya ait -----sırada yer aldığı tespit edilmiştir. -----adresinde yer alan paylaşımlarda yapılan incelemede; •---- tarafından yapılan yorumda; o Şirket unvanının ------ olduğu, şirket türünün limited şirket, faaliyet alanının ise internet ve dijital hizmetler kapsamında tanımlandığı, markasının ----- tarihinde tescil edildiği, ---- şirket unvanının ----- olduğu, Bu paylaşıma ilişkin ------ tarafından yapılan yorumda; ------- bir bağlantılarının olup olmadığının sorulduğu, ------ adlı kullanıcının cevap olarak bağlantılarının olmadığını belirtildiği tespit edilmiştir. ---- numara ile ----- sınıflarda tescilli markasının sahibi olduğu, davaya konu ------- ibaresini içeren tescilli bir markasının bulunmadığı, dolayısı ile davacının iddia ve taleplerinde tescilli bir markaya dayanmadığı; davacının ticaret unvanına dayanarak SMK m.6/6 uyarınca hükümsüzlük talebinde bulunduğu; o Davacı şirketin --------unvanı ile kurulmuş olduğu; Davacı şirket unvanı ---- hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait -------- karşılaştırıldığında, davalı markasının davacı unvanının ayırt edici esas unsuru ile aynı olduğu; Diğer taraftan, SMK m.6/6 kapsamında ticaret unvanının hükümsüzlük talebine bir gerekçe oluşturması için markasal kullanılması gerekip gerekmediği hususunda yargı içtihatlarında farklı kararlar verilmiş olduğunun görüldüğü; nitekim bazı yüksek yargı kararlarında unvanın markasal kullanılması gerektiği yönündeki kararlar onanırken, bazı kararlarda unvanın markasal kullanılmasına gerek olmadığı, bazı kararlarda da unvanın fiilen kullanıldığı alanların belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği; bu bakımdan takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yüksek yargı içtihatlarında belirtilen durumlar ışığında değerlendirme yapıldığı;

Davacı tarafın SMK m.6/6 kapsamında unvanını gerekçe göstererek davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmek için unvanını markasal kullanmasına veya fiilen kullanmasına gerek bulunmadığının, esas sözleşmesi kapsamına göre inceleme yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davalı markasının tescil kapsamındaki hizmetlerin davacı tarafın esas sözleşmesinde yer alan faaliyetler ile aynı olduğu; Bunun yanında davacının ana sözleşmesinde yer alıp da fiilen iştigal ettiği alan ile davalıya ait davaya konu markanın kapsadığı mal/hizmetler karşılaştırıldığında, davacının unvanı altında fiilen iştigal ettiği alanın, bilişim incelemesinde incelenen davacının faaliyet gösterdiği ----- internet sitesinden, alan adı tescili ------- ----- sunucu hizmetleri, kiralık sunucu, ---- kurumsal ------- hizmetleri gibi dijital servisler sağlamak olduğu; söz konusu hizmetlerin davalı tarafın markasının tescili kapsamındaki hizmetler ile aynı ve benzer olduğu; Diğer taraftan, davacı tarafın SMK m.6/6 kapsamında hükümsüzlük talebinde bulunabilmesi için dayanak gösterdiği ticaret unvanını markasal kullanması gerektiğinin kabulü halinde, davacının ticaret unvanını markasal kullanmadığı, markasal kullanımına konu işaretin davacının tescilli markası olan olduğu; Haksız rekabet iddiaları bakımından takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: SMK'nun 7/2-b, 7/3-c, 29, 29/1 Maddeleri

GEREKÇE

Dava, markanın hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün tespiti, ile tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Davacı taraf, ticaret unvanının ---- Olduğunu, ayırt edici unsuru ---- numaralı markanın adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ----- tescil numarası ile adına tescil ettirdiğini, bu tescilin SMK'nın 6/6. Maddesi kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini, yine davalının ----- şeklindeki markasal kullanımlarının marka hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile, tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/2. Maddesinde "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. " hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı şirketin ----unvanı ile kurulmuş olduğu; ---- tescil numaralı ---- markasının --- tarihinde davalı adına ---- Sınıfta tescil edildiği, --- tescil numaralı ---- sınıflarda ---- tarihinde davacı adına---Sınıfta tescilli olduğu sabittir. Bu tespitten sonra öncelikle davacı tarafın davalı adına tescilli marka olan --- tescil numaralı --- markasının hükümsüzlük talebi incelendiğinde; davalı markasının markanın ---- tarihinde sicile tescil edildiği markanın--- Sınıfta tescilli olduğu, huzurdaki davanın --- tarihinde ikame edildiği, bu haliyle sessiz kalma süresi olan 5 yıllık sürenin ----- tarihinde dolduğu, hükümsüzlüğün bu sebeple talebinin mümkün olayacağı, velev ki süre dolmamış da olsa alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davacı tarafın her ne kadar ticaret unvanının ana unsurunun ---- ibaresi olsa da davacının ticaret unvanını markasal olarak kullanmadığı, davacının adına tescilli ----- şeklinde markasal kullanımlarının olduğu, internet alan adının da ---- olduğu, davacının markasının----Sınıflarda olduğu ancak ---- ibaresini bu sınıflarda da kullanmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/6. Maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiş ve bu yöndeki hükümsüzlük talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talepleri de değerlendirilmiş, davalı tarafın davacının ticaret unvanında yer alan -------ibaresini kötü niyetli olarak tescil ettirdiğine dair dosyaya bir delil sunmadığı, yine davalının kötü niyetini ortaya koyan halin icabından anlaşılan bir hususu bulunmadığı ve asıl olanın iyi niyet olduğu dikkate alındığında davalı tarafın markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiği hususu ispat edilemediğinden SMK'nın 6/9. Maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiş ve bu yöndeki hükümsüzlük talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de değerlendirilmiş, davacı adına tescilli ----- ibareleri bir markanın bulunmadığı, davalı kullanımlarının hükümsüzlük talebi de reddedilen ---- tescil numaralı ---- markasından kaynaklandığı dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı ve yine haksız rekabet olarak da değerlendirilmesi mümkün olmayacağından davanın tümden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline,

3.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

4.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

7.Davacı tarafça sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

8.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar aç ıkca okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog