Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/481
Karar No
K. 2025/481
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. Ankara Batı 2.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/481 Esas - 2026/65 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2025/481
KARAR NO: 2026/65
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2025
KARAR TARİHİ: 27/01/2026
G.K. YAZIM TARİHİ: 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ''..Müvekkil şirket ile davalı arasında ticari alım-satım ilişkisi nedeni ile müvekkil şirketin muavin defter dökümleri ve cari hesap dökümlerinden, takibe dayanak faturalardan, sevk. İrsaliyeleri ile Kantar Fişlerinden, teklif formları ile ticari defter ve kayıtlarından anlaşılacağı üzere, davalıya, farklı tarihlerde Kumlama Bedeli, 30 Luk Yuvarlak Demir, Sıcak Sac ve Kutu Profil satışları yapıldığı, Ankara Batı İcra Dairesi'nin ....

E. Sayılı dosyasında, müvekkil şirketin muavin defter kayıtları ve cari hesap dökümleri gereğince söz konusu faturalardan bakiye alacağı toplamı 183.763,72 TL olduğu, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinden doğan borçları ve bu borçlara karşılık fatura bedelleri muavin defterine kaydedildiği ancak bugüne kadar ödenmediği, alacak tutarı üzerinden davalı hakkında Ankara Batı İcra Dairesi'nin.... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, itirazda bulunması üzerine takip durduğu, belirtilerek, davamızın kabulü ile, Davalı-borçlunun Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin olarak borca ve ferilerine yapmış olduğu haksız İtirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine 9620'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine Karar verilmesini...'' talep etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ''..Davalı müvekkil şirket ile davacı arasında yapılan ticari işler karşılığında davacı şirket tarafından faturalar kesilmiş ve müvekkil şirkete gönderildiği, gönderilen faturalara karşılık ödemeler davalı şirket tarafından yapıldığı, ödemelere ilişkin dekontlar ekte sunulduğu, müvekkil şirketin davacı şirkete belirtilen miktarda borcu söz konusu olmadığı, banka kayıtları ve ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davalı müvekkilin davacı şirkete borcunun olmadığı, belirtilerek, müvekkil şirket aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, karar Verilmesini ,..'' talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı hususlarına ilişkindir.

Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 20/04/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından 15/04/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 03/07/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."

Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın 2023, 2024 ve 2025 yılı defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir.

Davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen 9 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturalara istinaden kısmi ödemeler yapıldığı, söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir.

Vergi dairelerinden celp edilen BA&BS formlarının da birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür.

Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde faturadaki hizmetlerin teslim edilmediğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın temel savunması davaya konu fatura bedellerinin ödendiği yönündendir. Ancak davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belge, makbuz, dekont vb. Sunulmamış, varlığı iddia edilen ödemeler davalının ve davacının ticari defterlerine de yansımamıştır.

Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''...1) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Davacının sunduğu teklif mektubuna göre davalı tarafından kabul edilerek aralarındaki ticari ilişki kapsamında 2023, 2024, 2025 yılında davacı tarafından mal satımında bulunduğu, davalı tarafından da mal alındığı, 2) Davacı ve davalı 2023, 2024, 2025 yılı defterlerinin mevcut durumu itibariyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu anlaşıldığı, 3) Vergi Dairelerinden gelen karşılaştırmalı Alış-Satış/Satış-Alış Analizleri 2023 yılında KDV hariç 13 belge 1.774.234,29 TL, 2024 yılında KDV hariç 36 belge 3.171.884,79 TL, 2025 yılında KDV hariç 8 belge 157.390,86 TL, olarak tarafların karşılıklı satış/alışlarının uyumlu olduğu, birbirini karşıladığı, 2025 yılında davalının almış olduğu 9 adet faturanın kabul edildiği, Kabul edilmediğine ve reddine yönelik dava dosyasında bilgi ve belgenin bulunmadığı, alınan faturaya karşı davacıya yapılmış bir ihtarında dava dosyasında bulunmadığı görüldi incelemede de ibraz edilmediği, her iki tarafın ticari defterleri birbirini doğruladığı, 4) Tarafların aralarında yapmış olduğu 2025 yılı ticari alışveriş kapsamında, davacının davalı adına düzenlediği 9 adet faturadan, davalının davacıya 2025 yılında 140.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak 2024 yılından devreden 76.020,00 TL borcunun ödenen bu tutardan karşılandığı, davacının 2025 vılında düzenlediği 9 adet fatura karsılığı olarak 247 743 72 TL lik faturadan. Yapılan ödeme sonrası kalan 63.980,00 TL tutarın düşülmesi sonucunda; 247.743,72-63.980,00 > 183.763,72 TL tutarın davalı tarafından ödenmeyen borç olarak kaldığı, bu tutarın her iki ticari defterlerinde bakiye borç/alacak olarak kayıtlı olduğu tespit edildiği, bu durumda; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle; toplam davacı alacağı 183.763,72 TL olduğu,'' tespit edilmiştir.

Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar ermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;

1.Davanın KABULÜ ile; Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 183.763,72-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,

2.Kabul edilen asıl alacak (183.763,72-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (36.752,74- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

3.Alınması gerekeken 12.552,90-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 2.219,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.333,49-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 2.219,41-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafça yapılan 8.076,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

8.6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/01/2026 Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.