Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/386
Karar No
K. 2026/132
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/386
KARAR NO: 2026/132
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/05/2025
KARAR TARİHİ: 10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ----- sevk ve idaresindeki diğer davalı -----maliki olduğu ---- plakalı araç ile müvekkiline ait ------ plaka nolu araç arasında 11/12/2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanç kaybı bedeli alacağının belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL kazanç kaybı bedeli talebinde bulunduklarını, kazaya sebebiyet veren tarafın tüm zararı karşılamakla mükellef olduğunu, davalının kaza tarihinden itibaren hasar (pert-total farkı) bedelini ve kazanç kaybı bedelinin tazmin etmesi gerektiğini, dava konusu araç üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza sebebiyle oluşan hasar (pert-total farkı) bedeli alacağın şimdilik 100,00 TL'sinin ve kazanç kaybı bedeli alacağının şimdilik 10,00 TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tazminini, dosyaya sunulan ekspertiz raporu faturasının HMK m.323 gereği yargılama giderinden sayılarak davalılardan tazminini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının aracın yüksek olduğunu, buna ilişkin ekspertiz raporunu aldıklarını beyan ederek belirsiz alacak davası açtıklarını, gerçekten bir zarar oluştuysa ve buna ilişkin rapor alınarak dava açıldıysa davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin sigorta şirket ile yapılan harici görüşmede davacı taraf ile aracın total değeri üzerinde 440.600,00 TL üzerinden mutabakat yapılarak ibraname karşılığı 200.000,00 TL sigorta şirketinden, 240.600,00 TL sovtaj bedelinden olmak üzere toplam 440.600,00 TL ödeme yapıldığının şifahi olarak söylendiğini, davacının sigorta şirketi ile ibraname verdiğini ve herhangi bir itirazi kayıt da düşülmediğini, bu nedenle aracın rayiç değerinin 440.600,00 TL olduğu mutabakat ve ibraname ile taraflar arasındaki ihtilafsız imzalandığından dolayı tekrar müvekkili hakkında dava açılmasının kabul edilemeyeceğini, gerekli belgelerin ------ Sigortadan celbini talep ettiklerini, davacının aracın piyasa değerinin 600.000,00 TL olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın doğru olmadığını, kazadan 6 ay sonra araç satışı yapılan internet sitelerinden alınan emsal araç değerleri incelendiğinde aracın değerinin 6 ay sonra bile 430-460 bin bandında olduğunun gözükeceğini, sigorta şirketi ile yapılan rayiç değer mutabakatının piyasa şartlarına uygun olduğu aşikar olduğunu, davacının aracının arızalı olduğu için servise giderken hasarın meydana geldiğini, araçta mevcut olan bazı hasarlı ve onarım gerektiren parçalar dahi kaza neticesinde oluşmuş gibi gösterildiğini, müvekkilinin kapalı kasa kamyonetin aniden durması sonu arka tarafından çarptığını, davalı tarafın duraklamanın yasak olduğu yerde herhangi bir işaret vermeden durduğu için de kendisinin kusurlu olduğunu, arka kasasından çarpılan bir aracın nasıl perte çıkartıldığını anlayamadıklarını savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER

---- müzekkere yazıldığı görüldü. Davacı vekilinin 17/12/2025 tarihli talep artırım dilekçesini dosyaya sunduğu görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ------ tarafından hazırlanan 23/10/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸¸¸¸¸

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu -----plakalı araç ile davalı şirketin maliki olduğu, diğer davalı sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın karıştığı 11/12/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle bakiye pert bedeli ve araç mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat davasıdır.

Davacı tarafça hasar bedeline ilişkin davanın kısmi alacak davası, araç mahrumiyetine ilişkin davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından 17/12/2025 tarihinde "Dava dilekçemizin sonuç ve istem kısmında 10,00-TL olarak talep ettiğimiz; KAZANÇ KAYBI BEDELİ alacağımızı 26.480,00-TL artırarak; KAZA SEBEBİYLE OLUŞAN 26.490,00-TL KAZANÇ KAYBI BEDELİ ALACAĞIMIZIN kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine, şeklinde talep arttırım talebinde bulunmaktayız. Dava dilekçemizin sonuç ve istem kısmında talep ettiğimiz 100,00-TL olarak talep ettiğimiz hasar bedeli alacağımızı; KAZA SEBEBİYLE OLUŞAN 147.400,00-TL HASAR BEDELİNİN kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine, şeklinde ıslah ediyoruz." beyan ve taleplerini içerir bedel artırım ve ıslah dilekçesi sunulduğu görülmüştür.Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)" 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."

Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalı şirketin maliki olduğu, diğer davalı sevk ve idaresindek----- plakalı aracın karıştığı 11/12/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle bakiye pert bedeli ve araç mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat davası olduğu, davalı ------ haksız fiil hükümleri uyarınca, davalı şirketin ise KTK 85 uyarınca işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, davacının tazminat elde edebilmesi için davalı ------ hukuka aykırı fiilini, kusurunu, zararını ve zarar ile hukuka aykırı fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamakla mükellef olduğu, somut olayda bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının davalı ----- ihmali (kusurlu fiili) neticesinde zarara uğradığının sabit olduğu, davalının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, araç mahrumiyetine ilişkin zarar miktarı belirlenirken yerleşik yargı içtihatları uyarınca "aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerektiği, ancak böyle olmakla birlikte mahkememizce bu içtihadın yakıt giderlerinin düşülmesi bakımından doğru bulunmadığı, zira zarar hesaplanırken, zarar gören tarafından yapılması gerektiği kabul edilen makul davranışın araç kiralama işlemi olduğu, zarar görenin olay gerçekleşmese idi kendi aracı ile yakıt giderini yapacağı, yine olayın gerçekleşmesi neticesinde makul davranış olarak kabul edilen araç kiralama işlemi sonrasında da aynı masrafları yapacağı, hayatın olağan akışına uygun durumun bu olduğu, bu sebeple zarar görenin araç mahrumiyeti zararı hesaplanırken yakıt giderinin düşülmesinin hukuka uygun olmadığı, bilirkişi raporunda mahkememizce kabul edilen esasa uygun olarak hesaplama yapıldığı, bu kapsamda ayrıca aracın fiilen ne kadar tamirde kaldığının değil, tamirde kalması gereken makul sürenin önem arz ettiği, belirtildiği gibi bilirkişi tarafından yapılan hesaplamadan aracın amortisman tasarruf bedelinin düşülmesinin hukuka uygun olduğu, bu sebeplerle somut olayda davacının araç mahrumiyeti zararının 26.490,00 TL olduğu, yine aynı raporda davacının hasar bedeline ilişkin bakiye alacağının 147.400,00 TL olarak tespit edildiği, temerrütün TBK 117 maddesi uyarınca haksız fiil tarihinde gerçekleştiği, davalı şirket (araç maliki) yönünden olayın ticari iş kapsamında olduğu, davalının şirket (tacir) olduğu dikkate alındığında davalılar aleyhine ticari faiz işletilmesi gerektiği, temerrüt dava tarihinden önce gerçekleşmesi nedeniyle kısmi dava olarak açılan hasar bedeline ilişkin alacağın tümüne de olay tarihi itibariyle faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,

1.Davanın KABULÜ ile, araç mahrumiyetine ilişkin 26.490,00 TL ve bakiye hasar bedeline ilişkin 147.400,00 TL maddi tazminatın 11/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (173.890,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 11.878,42 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç, 452,22 TL tamamlama harcı ve 2.515,52 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.295,28 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 104,00 TL vekalet harcı, 452,22 TL tamamlama harcı ve 2.515,52 TL ıslah harcı ve 8.652,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 13.042,54 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davalı ------ Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

5.Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,

6.Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (173.890,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7.6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ----- Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı ------ vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog