4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/14776 E. , 2025/15566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Avukat ...'ın 02.07.2003 tarih ve 26105 sayılı dilekçe ile .. Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurarak İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/727 sayılı dosyasına yatırılan peşin harcın kendisine iadesini talep ettiğini, davalının dilekçesi ekinde ibraz ettiği vekaletname ve İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince yazıldığı iddia olunan 30.06.2003 tarihli yazının sahte olduğunu, .. Vergi Dairesinin yapılan bu başvuru üzerine 28.702,00 TL'yi davalı Avukat ...'ın bildirdiği .. Bankası .. Şubesi ... numaralı hesaba aktarılmak üzere 14.07.2003 tarihinde ... numaralı ödeme mektubu ile .. Bankası .. Şubesine gönderdiğini, daha sonra yapılan yazışma ve araştırmalar neticesinde belgelerin sahte olduğu ve olayın sahteciliğe dayalı olduğunun belirlendiğini, suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının sahte belgelere dayalı olarak aldığı 28.702,00 TL'nin 11.12.2003 tarihine kadar işlemiş gecikme faiz miktarının 8.036,65 TL, vergi ziyaı cezasının ise 98.160,00 TL olmak üzere toplam 134.898,55 TL zararın olduğunu belirterek bu miktarın 11.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 20.02.2004 tarihinde müvekkili tarafından İstanbul 4. Vergi Mahkemesinde dava açıldığını, mükerrerlik ve derdestlik itirazında bulunduklarını, söz konusu sahte mahkeme kararlarının müvekkili tarafından düzenlenmediğini, dava dışı .. .. ve yardımcısı .. .. tarafından düzenlendiğinin aşikar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 114.808,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine alacağa 11.12.2003 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 2018/2484 Esas, 2019/761 Karar sayılı ilamı ile mahkemece, davalının ödeme beyanı ile ilgili olarak, İstanbul 4. Vergi Mahkemesi kararının akabinde davacı tarafça ödeme emri de düzenlendiği, düzenlenen ödeme emrinin İstanbul 11. Vergi Mahkemesi kararına da konu olduğu anlaşılmakla, ilgili Vergi Dairesinden, dava konusu alacağın tahsil edilip edilmediği, kısmi tahsilat var ise miktarı sorulup, ilgili dosya kül halinde getirtilerek dosya arasına alınıp davalının ödeme iddiasının değerlendirilmesi, haksız fiil tarihi olan 14.07.2003 tarihi ile 11.12.2013 tarihi arasında kalan dönem için davacı tarafça, asıl alacak ve vergi ziya cezası yönünden faiz talep edilip edilemeyeceğinin irdelenmesi, bu hususta talep edilen gecikme faizi miktarının da yerinde olup olmadığının tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kararın kaldırılmasından sonra yapılan yargılama sonunda kısmi ödeme savunmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 114.808,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa 14.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı idareye ödeme yapıldığına dair tüm savunmalarının eksik ve hatalı incelendiğini, müvekkiline ait vergi ziyaı ve faiz alacağından kaynaklanan herhangi bir vergi borcunun bulunmadığına dair Vergi Dairesi Başkanlığı yazılarının dosyada mevcut olduğunu, hüküm kurulurken Vergi Dairesi Başkanlığının "vergi borcu yoktur" yazılarının hiç dikkate alınmadığını, bu konuda ilgili kurumlara müzekkere yazılarak hiçbir araştırma yapılmadan karar verildiğini, haksız fiil konusu olayla ilgili harcın kim tarafından yatırıldığı, .. Gıda Limited Şirketi yetkilisi .. ile .. Gemicilik A.Ş. yetkilisi ...tarafından yapılan mükerrer ödeme olup olmadığı hususlarının araştırılmasını istendiğini, ancak bu taleplerinin reddedildiğini, davacı idarenin zararını ispat edemediği gibi dava konusu vergi borcunun da ödendiğini, kaldı ki davalının, davacı idareden tahsil ettiği miktarın bir kısmını avukatlık ücreti olarak uhdesinde tuttuğunu ve geri kalanını müvekkillerine teslim ettiğini belgeleri ile ispat ettiğine göre davacı idarenin sebepsiz zenginleşmeden dolayı talep etme hakkını yitirdiğini, ayrıca söz konusu talep eden kişilerin davacı idareden gerçek bir harç iadesi hakları da olduğu düşünüldüğünde, davacı idarenin elinden çıkarak 3. kişinin eline geçmiş herhangi bir hakkın da olmadığını, davacı idarenin 11.12.2003 tarihine kadar işlemiş gecikme faizi ile Vergi Usul Kanunu'nun 344 üncü maddesi kapsamında talep edilen 3 katı vergi ziya cezasını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi haksız fiil tazminatının belirlenmesi kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı idare tarafından yeni bir amme borcuna faize faiz yürütülerek tahsil talebinde bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
1.Dosya kapsamından, taraflar arasındaki vergi cezasına ilişkin uyuşmazlığın İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 2004/162 Esas, 2012/209 Karar sayılı ilamı ile sonuçlandığı, buna göre asıl verginin üç katı tutarındaki cezanın onandığı, fazla bölümün kaldırıldığı, anılan kararın Danıştay 9. Dairesi tarafından onanmak -tashihi karar talebi reddedilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi 23.09.2022 olup davalı tarafından temyiz aşamasında sunulan 19.12.2022 tarihli beyan dilekçesi ekindeki 16.12.2022 tarihli Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen yazı içeriğinden dava konusu alacağın 02.11.2021 tarihinde ödendiği belirtildiğinden mahkemece söz konusu yazı örneği eklenerek ilgili vergi dairesinden 9066 vergi kodu ile mükellef adına tahakkuk ettirilen 28.702,00 TL asıl ve 98.160,00 TL vergi ziya cezalı vergi borcunun tecil dosyasına ödenip ödenmediği sorulup ödenmiş ise ödemenin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.