Esas No
E. 2001/1
Karar No
K. 2003/1
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

15. Hukuk Dairesi 2009/6493 E., 2009/7180 K.

15. Hukuk Dairesi 2009/6493 E., 2009/7180 K.

İCRA İNKAR TAZMİNATI

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI

VADE FARKI

"İçtihat Metni"

Mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen tetkiki davalı İrfan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü: Dava, İİK'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine takip borçlusu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne ve Edremit İcra Müdürlüğü'nün 2004/ 270 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davası kabul edilen alacağın %40'ı oranında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmiş ve verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Edremit İcra Müdürlüğü'nün 2004/270 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı şirketin, adi takip yoluyla davalı kooperatif hakkında başlatmış olduğu icra takibinde 2.950,00 TL asıl alacak, 0,60 TL evrak masrafı olmak üzere toplam 2.950,60 TL alacağın %60 temerrüt faizi ve %5 BSMV, %2 cezaevleri harcı ile birlikte tahsilinin istendiği ve icra takibine 26.12.2003 tarihli vade farkı faturasının dayanak alındığı, icra takibine takip borçlusunun süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptali davasının ise 2.950,00 TL asıl alacağa davalının itirazının iptali istemiyle açıldığı tespit olunmuştur.

Yanlar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 14.04.2002 tarihli söz-leşmenin kapsamının doğruluğu çekişmesizdir. Sözleşme hükümleri incelen-diğinde; sözleşmede uvade farkıyla" ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı gö-rülmektedir. Vade farkı, sözleşme bedeline dahildir ve borçlunun temerrüt tarihine kadarki süre için istenebilir. 27.06.2003 tarih, 2001/1 Esas ve 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, vade farkı iste-nebilmesi için, yanlar arasındaki sözleşmede vade farkının ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ya da yanlar arasında yapılan uygulama ile kabul edilmiş olması zorunludur. Somut olayda ise, az yukarıda açıklandığı üzere; vade farkı ödenmesi sözleşmeyle kararlaştırılmadığı gibi, vade farkı uygulamasının bu-lunduğu da davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanamamıştır. O halde, davacının vade farkı faturası düzenlemesi ve davalıya tebliğ ettirmiş olması vade farkı alacağının kabulünü gerektirmez. Bu hukuksal sebeplerle davanın reddi yerine; mahkemece, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. Sonu ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı İrfan'a geri verilmesine, 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI DIGER İcra İflas Hukuku İİK md.67
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog