15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2013/7560 E. , 2015/1368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ... ortak olarak bir iş yeri açtıkları, bu işyerinde satmak üzere katılandan bir takım mallar aldıkları, bunun karşılığında da sanık ...’ın suça konu çeki ciro ederek katılanın satış elemanı olan tanık ..’a verdiği, ancak sonrasında söz konusu çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a-Suçun, iğfal kabiliyetine haiz bankanın maddi varlıklarından olan sahte çek kullanılarak işlenmesi karşısında sanığın eylemin TCK'nın 158/1-f maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanunun 157/1. maddesi gereğince uygulama yapılması, b-Suça konu çekin ait olduğu banka şubesinin .. Sanayi” olması gerekirken, “... Sanayi” olarak yazılmasının, suça konu senedi çek vasfından çıkarmayacağı, kaldı ki Türk Ticaret Kanunu’nda çekte bulunması gerekli unsurlar arasında, çekin ait olduğu banka şube ismi sayılmadığı, bu nedenle senedin çek vasfı taşıdığı anlaşılmakla eylemin TCK'nın 204/1. maddesinde tanımlanan "resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde beraat karar verilmesi, c-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.