Esas No
E. 2013/11903
Karar No
K. 2015/25287
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi         2013/11903 E.  ,  2015/25287 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu,

TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.

Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.

Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.

Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.

Somut olayda; katılan ...ın... ilinde elma bahçesinin olduğu, sanıklar... ve ...'nın ise sebze-meyve komisyoncusu oldukları, sanıkların ... ile tanıştıkları ve ondan satın almak üzere elma bulup bulamayacaklarını sordukları, birlikte Karaman'a geldikleri ve katılanla tanıştıkları,... ve ...nın katılanla pazarlık ederek ondan 5.550 TL değerinde 14.600 kg. elma satın aldıkları, 550 TL'yi peşin olarak verip kalanını daha sonra ödeyeceklerini söyledikleri, katılanı ikna etmek için suça konu... Şubesi'nde ... tarafından keşide edilmiş 20.10.2007 keşide tarihli 15.600 TL bedelli çeki katılana verdikleri ve ertesi gün parayı ödeyip çeki alacaklarını söyledikleri, böylece katılan nezdinde güven tesis ettikleri ancak ertesi gün paralarının gelmediğini söyleyerek ödeme yapmadıkları, bunun üzerine aralarında tartışma çıktığı ve katılanın kardeşi vasıtasıyla suça konu çeki bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunun anlaşıldığı, sanıklar... ve ...’nın nereden ve ne şekilde temin ettikleri ve kim tarafından doldurulup imzalandığı tespit edilemeyen sahte çeki katılana vermek suretiyle kullandıklarından üzerlerine atılı suçlarını işledikleri anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,

Katılanın suçtan doğan zararı 5.000 TL olmasına ve TCK'nun 158/1-f-son maddesi uyarınca sanıklara "banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan ceza verilirken adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesinin gerekmesine rağmen, eksik adli para cezasına hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.158/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog