Esas No
E. 2015/13970
Karar No
K. 2015/29760
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi         2015/13970 E.  ,  2015/29760 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre dolandırıcılık)
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.

Sanığın, daha önce Ankara'da ... Hukuk Bürosu'nda çalışan bir kişi olduğu, olay günü ...'a uçakla giderken katılanla tanıştığı, sanığın kendisini, ... Barosu'na kayıtlı Avukat ... olarak tanıttığı, katılanın, kendisinin davaları olduğunu söyleyerek sanığın telefon numarasını, sanığın da aynı şekilde katılanın numarasına aldığı, bir gün sonra Diyarbakır'da katılanı arayan sanığın, uzunca bir süre orda kalacağını söyleyerek kendisine bir ev bulmasını istediği, katılanın, yanında çalışan kişiler aracılığı ile sanığa bir ev bulduğu, daha sonra sanığın, katılanın davalarına bakmak üzere katılanla birlikte notere gittiği, sanığın, burada da kendisini aynı isimle tanıttığı, daha önce yanında çalıştığı avukatın vergi numarasını vererek vekaletname çıkarttırdığı, katılandan önce 4.000 Dolar, sonra da, masraf bahanesiyle 2.000 dolar aldığı, sanığın harç makbuzlarını vermemesi ve katılanın, devam eden davasının daha önce bitmiş olduğunu öğrenmesi ve böyle bir avukatın olmadığını tespit etmesi üzerine durumun ortaya çıktığı, böylece sanığın kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, basit dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan ve Yargıtay bozma ilamına uyan mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/02/2014 tarih ve 2013/12-70 Esas ve 2014/57 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere basit hesap hatası ve maddi hata yapılması durumunda kazanılmış hak olmayacağı dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 157/1, 43. maddeleri gereğince belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 13 ay hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

2.Tekerrüre esas alınan sabıkada yer alan karşılıksız çek keşide etme suçunun, 6273 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkartılarak idari yaptırıma dönüştürülmüş olduğu ve silinme koşullarının oluştuğu dikkate alınarak, sabıkada yer alan diğer kayıtlarında tekerrüre esas alınmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki “1 yıl 13 ay hapis” ibaresinin çıkartılarak yerine, “2 yıl 1 ay hapis” ibaresinin yazılması ile hüküm fıkrasındaki tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair bölümün tamamen çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog