13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/23233 E. , 2015/23317 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın....şubesinden 03/04/2007 tarihinde konut kredisi kullandığını, kredinin ilk kullanımı sırasında kullandırım komisyonu adı altında ücret alındığını, faizlerdeki düşüş sebebiyle 10/09/2009 tarihinde yapılandırma yaptığını, yapılandırma sırasında da masraf kesildiğini, alınan masrafların hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 04/02/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 5.819,12 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı eldeki davada dava dilekçesinde, kendisinden haksız yere tahsil edilen 1.500 TL nin kesinti tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 04.02.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.819,12 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.'nıın 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden önce temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir. Hal böyle olunca. Mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen kısmına dava, ıslah dilekçesiyle talep edilen kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.