15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2014/3841 E. , 2015/2244 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Davacı yüklenici tarafından açılan asıl davada bakiye iş bedelinin; davalı iş sahibi tarafından açılan birleşen davada ise eksik ve ayıplı iş bedelinin tahsili istemleriyle başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istenmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-birleşen dosya davalısının tüm, davalı-birleşen dosya davacısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Asıl davada davacı-birleşen dosya davalısı yüklenicinin 137.635,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporu doğrultunda 19.429,11 TL'ye hükmedildiği anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi hükmü gereğince, itirazın iptâli davasında hükmolunan alacağa icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için anılan Kanun hükmünde öngörülen tüm koşulların gerçekleşmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı-birleşen dosya davalısının bakiye iş bedelini talep etmeye hakkı olup olmadığı yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi kurulu raporu ile sabit olmuştur. Bu durumda davalı-birleşen dosya davacısı itirazında haksız sayılamayacağından davacı-birleşen dosya davalısı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. Ancak yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereği kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.