Esas No
E. 2014/24576
Karar No
K. 2014/20334
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2014/24576 E.  ,  2014/20334 K.

"İçtihat Metni"

Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık .....'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-b. 143, 116/2-4, 151/1, 31/3 (üç defa), 62 (üç defa), maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis, 5 ay hapis ve 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, söz konusu cezaların aynı Kanunun 51/1 maddesi uyarınca ertelenmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2007 tarihli ve 2004/451 esas, 2007/932 sayılı karar aleyhine Yüksek...Bakanlığınca verilen 03/01/2014 gün ve 2013/125-2 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2014 gün ve 2014/13157 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen söz konusu kararda, kanun yolu başvuru şeklinin hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması suretiyle olacağının, başvurmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin, başvuru süresinin müdafii yönünden tefhim ile başlayacağının gösterilmesi gerekirken kanun yolu bilgilerini eksik gösterildiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2011 tarihli ve 2011/8-377 esas, 2011/301 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, savunma ve yasa yollarına başvurma açısından yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafiin kanun yollarına nasıl başvurulacağını, başvurmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğini bilmemesi düşünülemeyeceğinden, yasa yolu bildirimindeki bu eksiklik müdafii açısından bir yanılgı ve bu bağlamda hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı gibi sanık ya da müdafiinin eksikliğin kendisini temyize başvuru şekli konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir anlatıma da rastlanılmaması karşısında bahsedilen kararın kesinleşmiş bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;

1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamaş veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki 50/3 maddesi karşısında dosya arasındaki sabıka kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde,

2.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan ilk halinin, üç yıla kadar hapis cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olduğunu ve zararın giderilmesi koşulunun çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabileceğini öngörmesi nedeniyle lehe olması karşısında, fiili işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında hükmolunan cezaların tür ve süresine göre 5395 sayılı Kanunun 23. maddesinin ilk hali uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmamasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden ....Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.10.2007 gün ve 2004/451, 2007/932 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.