11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/5039 E. , 2015/12599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2014 tarih ve 2005/415-2014/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirket adına tescilli "..." ve "..." ibareli markalarıyla faaliyet gösterdiğini, davalının da “...” markası ile faaliyet göstermesinin tüketiciler nezdinde iltibas yaratacağı ve müvekkilinin tanınmışlığındna haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek davalı tarafından marka haklarına vaki tecavüzün durdurulmasını, haksız rekabetin tespitini, men'ini ve ref'ini, "..." ibaresinin davalının ticaret ünvanından terkinini, ..." ibaresinin davalı şirketin tabelalarından, broşürlerinden, kataloglarından, her türlü belge ve doküman ve formlarından, yazışmalardan, kaşe ve sair tanıtım materyallerinden çıkartılarak, silinmesini, silinemeyecek halde ise imha edilmesini, tescilli marka haklarına tecavüz oluşturan davalı şirket adına tescilli "..." adlı alan adından "..." ibaresinin terkinini ve internet sitesindeki her türlü reklam ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulması ve "..." ibaresinin internet sitesinden çıkarılmasını karar özetinin masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle ilanını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 17/02/2005 tarihinde ''...'' ünvanı ile ...nda tescil edilerek kurulduğunu, “...” markasının müvekkili adına 35. ve 38. sınıfta tescilli olduğunu, davacı ile faliyet alanlarının farklı olduğunu, davacı adına tescilli ''...'' markasının kullanmama nedneiyle hükümsüzlüğü istemli açtıkları davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 06368 nolu ... markasının 09, 11, 37. sınıflarda (kesintisiz güç kaynağı,harici siren beslemesi, flaşör, ses kartı ürünleri), 185370 nolu ... markasının 7, 9, 11, 15. sınıflarda (videolar, kameralar, lensler ve bunların aksesuar ve kılıfları) tescilli olduğu, davacı markasının tescilli olduğu emtialarda davalı tarafından kullanılan “...” markası ile davacının ... markası arasında ayniyet düzeyinde benzerlik olduğu, ... markasıyla da ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaların orijinini karıştırma ihtimali bulunduğu, davalının ... markasını davacının marka kapsamındaki ürünlerde kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve davalının faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin terkini ile aynı ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine gerektiği gerekçesiyle davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ... markasını video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanında ... ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Davacı vekilinin, aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair sebepler yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla iltibas oluşturan davalı markası ... nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, alan adının terkini ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde ve ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde açılan davaların da neticeleri beklenmiş ve ona göre hüküm kurulmuş olmakla birlikte, mahkemece değerlendirmeleri kararda dayanak alınan ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerindeki davalar hukuki nitelik itibariyle ... YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki marka hakkına tecavüzün tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir. İşbu davada, davacı taraf, davalının Avitec markasını kullanımının marka hakkından doğan haklarına tecavüz yarattığını ileri sürmüş olup buna karşın davalı tarafça adına tescilli “...” markasını yalnızca tescil kapsamındaki hizmetler üzerinde kullanıldığını, tecavüzün söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece dosyaya sunulan deliller üzerinde değerlendirme yapılmaksızın, sadece ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/34 Esas 2009/163 Karar numaralı kesinleşen karardaki değerlendirmeleri dayanak alarak, taraf markalarının ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, tüketicilerin marka orjinini karıştırma ihtimali bulunduğunu, bu kapsamda davalının tescilli markasını kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluştuğunun kabulü ile sonuca ulaşılması doğru görülmemiştir.
3.Ayrıca, kararda, davacının dayanak markalarının ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ve ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davalar sonucu bazı mallar yönünden hükümsüzlük veya iptallerine karar verildiği belirtilmesine rağmen dayanak davacı markalarının hangi mal veya hizmetler yönünden varlığını koruduğunun belirtilmemesi ve davalının eyleminin hangi marka kapsamındaki hangi mallar yönünde ihlal teşkil ettiğinin gerekçeli kararda tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
4.Öte yandan, kararda gerekçesi belirtilmeksizin, davalının ticaret ünvanındaki “...” ibaresinin terkinine ve aynı şekilde davalıya ait alan adının kullanımının önlenmesine yönelik hüküm tesisi dahi isabetsiz olmuş, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.