8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/23594 E. , 2016/3710 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 16.07.2014 gün ve 117/228 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, vekil eden ile ortak muris ...'in 27.01.1973 tarihinde evlendiklerini, murisin 2011 yılında vefat ettiğini, muris adına kayıtlı evlilik birliği içerisinde edinilen banka hesabındaki para ve yağ fabrikasındaki yağlar yönünden alacağın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, davaya konu malvarlığının murisin kişisel malı olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 43.389,2 TL'nin karar tarihinden itibaren faiziyle müteselsilen ve müştereken davalılardan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm; süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, sağ eş tarafından, diğer mirasçılara karşı açılan artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek katılma alacağı, terekeye ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, kişisel olarak (4721 s.lı TMK 599/2 m) ve müteselsilen (TMK 641 m) sorumludurlar. Her ne kadar, davacı temyize konu davayı terekenin alacaklısı sıfatıyla açmış ise de; davacı da dahil davanın tarafları, ortak mirasbırakan muris Mehmet Ali Şahin'in mirasçısıdırlar ve tereke borçlarından yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde hepsi de sorumludurlar. Başka bir anlatımla, mirasçılık sıfatına sahip olduğundan (TMK'nun 499), alacaklı ve borçlu sıfatı davacı sağ eş de birleşmiştir. Taraflarca, mirasçılardan her hangi birinin mirasçılık sıfatını yitirdiği (4721 s.lı TMK 511 vd, 578 vd, 605 vd m.leri) iddia edilip kanıtlanmamıştır. Tüm bu açıklamalar nedeniyle, davacı mirasçı sağ eşin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan alacak miktarından, davanın mirasçılar arasında görülmesi nedeniyle davacı dahil bütün mirasçılar miras payları oranında sorumludurlar.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; muris adına İşbankası'nda bulunan 72.763,99 TL'nin mirasçılar olan taraflarca miras payları oranında 27.10.2011 tarihinde bankadan çekilmiş olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece; bu değer üzerinden katılma alacağı hesabı yapılması gerekirken; bilirkişi raporu aldırılarak söz konusu para yönünden güncel faiz değerinin hesaplattırılıp, hesaplanan faizin katılma alacağının hesabına dahil edilmesi hatalı olmuştur.
Bununla birlikte, dava konusu edilen yağlar yönünden de, tespit edilen değerden davacı tarafın miras payı oranında mahsup yapılması gerektiği, toplam ulaşılacak katılma alacağıyla ilgili olarak hüküm altına alınacak alacak miktarından davacının miras payı oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.