8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/804 E. , 2016/2152 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 24.12.2013 gün ve 252/911 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı-birleşen dosya davacısı ... vekili, ilk davada evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde yazılı bir adet mesken ve emekli ikramiyesi ile ilgili olarak alacağın, birleşen dava dosyasında da mesken ile ilgili ilk davada talep edilmeyen alacak miktarının fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı-birleşen dosya davalısı ..., davacının katkısının bulunmadığını, davacının ailesi tarafından yapılan maddi katkının ise geri ödendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile mesken yönünden 86.724,00 TL katkı payı alacağına, emekli ikramiyesi yönünden 14.337,00 TL katılma alacağına karar verilmesi üzerine, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Eşler, 21.11.1983 tarihinde evlenmiş, 14.12.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 04.04.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu çatı katı daire, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 07.12.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalı eş tarafından satın alınmış olup, talep konusu edilen emekli ikramiyesi eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 29.11.2007 tarihinde davalı eşe ödenmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 s.lı TMK 179 m).
Dava konusu mesken yönünden hükmedilen alacağa ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde; Mahkemece, davacının ailesi tarafından 15.000,00 TL'lik katkının davalı tarafın kabülünden hareketle yapılan hesaplama sonucunda oranlama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; eldeki bilgi ve belgeler ile çelişmektedir. Davaya konu mesken yönünden; davalı, 14.12.2011 tarihli dilekçesi ile davacının aile bireylerinin ev yapımında 15.000,00 TL ve daha üzerinde para ve ziynet katkıları bulunduğunu ancak bu borcun geri ödemesini yaptığını savunmuş olup, davacı tanıklarından Kaymak Çiftçi 20.03.2012 tarihli celsedeki beyanında savunmayı doğrular şekilde evin alımında altı adet düz normal bilezik borç verdiğini, bunun yarısını aldığı ancak kalan yarısını alamadığını belirtmiştir. Hükme esas alınan 21.11.2013 tarihli hesap bilirkişi raporunda bu husus gözetilmeksizin 15.000,00 TL'nin tamamı katkı kabul edilerek davacı kadın lehine katkı payı alacağına hükmedilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken davalı tarafın geri ödediği sabit olan üç adet düz normal bilezik değerinin toplam katkı miktarından düşümü yapılarak katkı miktarının tespiti ile katkının taşınmazın edinme tarihi itibariyle değerine oranlanması suretiyle davacının katkı oranının belirlenmesi ve bu oranının taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 201.862,00 TL ile çarpılması suretiyle elde edilecek katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekirken değişik düşünce ve gerekçelerle mesken yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Dava konusu emekli ikramiyesi yönünden hükmedilen alacağa ilişkin temyiz itirazları incelenmesine gelince; 4721 sayılı TMK'nun "edinilmiş mallar" başlıklı 219. maddesinin 2.fıkrasında, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemelerin edinilmiş mal grubundan sayıldığı belirtilmiştir.
TMK 228/2. maddesinde ise, eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Mal rejiminin devamı sırasında, emeklilik ikramiyesinin toptan ödenmesi durumunda; öncelikle ödeme tarihi itibarıyla PMF (population masculin feminin) tablosundan yararlanılarak, emekli olan eşin ortalama bakiye yaşam süresi bulunarak, ödeme günlük irat şeklinde yapılsaydı her bir güne karşılık gelen miktar saptanır. Bundan sonra, irat şeklindeki günlük ödeme miktarı, mal rejiminin sona erdiği 14.12.2010 tarihinden sonraki kalan günler ile çarpılarak, bulunacak bu miktarın peşin sermayeye çevrilmiş değeri hesaplanır.
Mal rejiminin sona ermesinden sonraki döneme isabet eden ödemenin açıklanan yöntemle hesaplanan peşin sermaye çevrilmiş değeri, emekli olan eşin kişisel malı sayılır. Ödenen toplam emeklilik ikramiyesinden, kişisel mal sayılan bu miktar (mal rejiminin sona ermesinden sonraki döneme isabet eden günlük irat şeklindeki toplam ödemelerin peşin sermayeye çevrilmiş değeri) çıkarıldıktan sonra, kalan miktar edinilmiş mal kabul edilerek tasfiyeye sırasında göz önünde bulundurulur.
Emeklilik ikramiyesinin tasfiyeye konu edilmesi için mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olması ( TMK’nun 235/1) ya da bu para kullanılarak başka bir malvarlığına sahip olunmalıdır. Söz konusu gelir, kullanılarak satın alınan malvarlıkların tasfiyesinde de aynı kurallar geçerli olacaktır. Açıklanan hesaplama yöntemi mal rejiminin ölüm dışındaki nedenlerle sona ermesi hallerinde uygulanır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; davalının 29.11.2007 tarihinde emekli olarak 28.675,59 TL ikramiye aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen ilkeler gözetilmeksizin ikramiyenin tamamının mevcut olduğu ve edinilmiş mal olduğunun kabulü ile yarısı üzerinde katılma alacağına hükmedilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken; açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, emekliliğe ve ödemeye ilişkin belgeler bulunduğu yerlerden getirtilerek hüküm kurulurken göz önünde bulundurulmalıdır. Belirtilen ilke ve esaslara göre değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için ihtiyaç duyulması halinde konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.