8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/810 E. , 2016/6154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
Davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı-birleşen dosya davacısı ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasında davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair...Aile Mahkemesi'nden verilen 05.12.2013 gün ve 896/871 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-birleşen dosya davalısı vekili ile davalı-birleşen dosya davacısı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-birleşen davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, birleşen davanın reddini savunmuştur. Davalı-birleşen davacı ... vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen dava ile mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile dava konusu kooperatif hissesi nedeniyle 28.175,00 TL'lik katılma alacağının keşif tarihi olan 04/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, dava konusu araç nedeniyle 6.083,05 TL'lik alacağın değerlendirme tarihi olan 28/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının ortak hesaptaki birikimi kendi hesabına aktarması, yaptığı katkısı nedeniyle 5.053,05 TL'lik alacağın 04/01/2012 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-davalıdan alınarak davalı-davacıya verilmesine, kooperatif hissesinin maliki davalı olduğundan davalının gelirleri sebebiyle katılma alacağı talebinde bulunması mümkün olmadığından bu konudaki talebin reddine, davalı tarafın iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davalı tarafın ziynet eşyasından doğan 4.750,74 TL'lik katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-birleşen davalı vekili ile davalı-birleşen davacı vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-birleşen davalı vekilinin tüm, davalı-birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.a) Davalı-birleşen davacı vekilinin kooperatif üyeliğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı-birleşen davacı kadının 14.06.2005 tarihinde ...'ne üye olmak suretiyle aidat ödemeye başladığı ve yargılama sırasında da aidat ödemeye devam ettiği, kooperatifin yargılama sırasında henüz ferdi mülkiyete geçmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kooperatife yapılan bütün ödemeler dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı belirlenmiştir. Mal rejiminin sona erdiği andaki malların mevcut durumuna göre tasfiye tarihindeki rayiç (sürüm) değeri göz önünde bulundurularak tasfiye gerçekleştirileceğinden mahkemece mal rejiminin sona erdiği 28.06.2007 tarihinden sonra yapılan ödemeleri de göz önünde bulundurularak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye göre mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar yapılan ödemeler, kooperatif üyeliğinin o andaki durumu göz önünde bulundurularak inşaat ve mülk bilirkişilerinden denetime açık rapor alınmak suretiyle talep miktarı ve usuli müktesep haklar göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. b) Davalı-birleşen davacı vekilinin, davacı-birleşen davalıya ... tarafından çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödendiği bildirilen tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davalı-birleşen davacının iş göremezlik tazminatında alacak hakkı bulunmadığı gerekçesiyle bu yönden talebin reddine karar verilmişse de; mahkemece bu yöne ilişkin gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik araştırma ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Şöyle ki; ödeme yapan kurumdan söz konusu ödemeye ilişkin tüm belge ve banka dekontları istenmeli, mal rejiminin sona erdiği anda mevcut olup olmadığı, mevcut değilse ödeme tarihi ile mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar geçen süre, bu süre içerisinde ödeme konusu tazminatın harcanmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, değerlendirilmek suretiyle bu yöne ilişkin TMK'nun 219. ve 228. maddeleri göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.