Esas No
E. 2016/2820
Karar No
K. 2016/12813
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2016/2820 E.  ,  2016/12813 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu .... vekilinin yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe dayanak çekin, ciranta olan .... tarafından alacaklı bankaya teminat olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptali isteğinde bulunduğu, mahkemece, istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Takip dayanağı çekin emre yazılı kıymetli evrak niteliğinde olduğu, çekin ciro zincirinin incelenmesinde ise; itiraz eden ....nin çeki lehtardan alan ciranta olduğu, daha sonra çeki ....ye ciroladığı, ...nin cirosu ile de çekin, takip yapan alacaklı ...'na geçtiği ve alacaklının yetkili son hamil olduğu görülmektedir.

Hamilin icra takibi yapabilmesi için haklı hamil olması gerekmeyip yetkili hamil olması yeterlidir. TTK' nun 825. maddesi “(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def’ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def’ileri ileri sürebilir. (2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def’ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, takibe konu çekin ....nin kullandığı kredilerin teminatı olarak alacaklı bankaya verildiği iddiası şahsi def’i niteliğinde olup alacaklı bankanın, iyiniyetli hamil olmadığı yönünde bir iddia ve ispat da bulunmadığından bu def’i alacaklı bankaya karşı ileri sürülemez Hal böyle olunca, mahkemece, bu yönde yapılan, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.825 İİK md.366
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog