Esas No
E. 2015/5689
Karar No
K. 2016/8846
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

13. Hukuk Dairesi

E. 2015/5689 K. 2016/8846 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/5689, K. 2016/8846, T. 29.03.2016
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/5689
Karar No
2016/8846
Karar Tarihi
29.03.2016
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

13. Hukuk Dairesi         2015/5689 E.  ,  2016/8846 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı özel hastane, davalı idarenin, aralarındaki Özel Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesine aykırı olarak ve herhangi bir borcu bulunmadığı halde haksız cezai işlem uyguladığını ileri sürerek 100,607,50 TL’lik cezai işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, görev ve yetki itirazında bulunarak, esastan da davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davalı idarenin, davacı tarafından bir kısım hastalara sağlık hizmeti verilmediği halde verilmiş gibi kuruma fatura edilmesi nedeniyle cezai işlemin uyguladığını, getirtilen bilgi ve belgelere göre hastaların değişik tarihlerde davacı hastaneden hizmet aldığı anlaşılmakta ise de muayene raporlarının resmi evrak niteliğinde olmadığı, basit form şeklinde düzenlendiği, muayene raporları dışında hastaların hizmet aldığını gösterir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı; sonuç itibariyle hastalardan Nadir Koca dışındaki hastaların imzasını taşıyan fark ücret onay formalarının hastaların davacı hastaneden hizmet aldığı yönünde kanaat uyandırdığı fakat yeterli olmadığı tespitine varılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 266. maddesine göre, Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Aynı Kanun’un 267. maddesi uyarınca, Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür. Uyuşmazlığın çözümünde, bilimsel teknik inceleme gerektiği açıktır. Ne var ki mahkemece, bir tıp doktoru ve bir avukattan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda, davalının itirazları karşılanmamıştır. Yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulamaz. Davalının itirazı haklı olup, konusunda uzman 3 kişilik aralarında doktor, hukukçu ve sayıştay denetçisi bilirkişilerden teşekkül eden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bu heyetin hazırlayacağı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2.Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.266 K6100 md.266
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog