13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/1499 E. , 2016/8912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
KARAR
Davacı, asıl dosyada davalı bankaca 2007 yılında çesitli adlar altında masraf olarak 1365 TL haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, bilirkişi raporunun sunulmasından sonra birleşen dosya ile kullandığı konut kredisinde 2 kez yapılandırma yapıldığı,ilk davada konut kredisinin açılışı esnasında kullandığı masrafları talep ettiğini ileri sürerek yapılandırma adı altında haksız kesilen 3.002.69 TL'nin idesine hükmedilmesini istemiştir. Davalı, asıl ve birleşen davadaki taleplerin aynı alacağa ilişkin olduğunu ileri sürerek ,davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen 15 Tüketici Mahkemesinin 2014/3311 sayılı dosyası yönünden davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, 1.865,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline , karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda, davacı birleşen dava ile ayrı bir talepte bulunduğuna göre, bu hususta mahkemece ayrı bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu hususta ayrı bir karar verilmeyip tek hükümle asıl ve birleşen dosyaların ne kadarın red edilip ne kadarının kabul edildiğinin kararda gösterilmemiş olması ve yargılama giderlerinin her bir dosya için ayrı ayrı sıra numarası altında belirlenmemiş olması , HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre sair temyiz itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.