Esas No
E. 2015/3941
Karar No
K. 2016/8793
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

13. Hukuk Dairesi         2015/3941 E.  ,  2016/8793 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR

Davacılar, davalı müteahitten 25.01.2007 tarihli Taşınmaz Satış Sözleşmesi ile daire ve iş yeri satın aldıklarını, sözleşmede iş yerinin yapı kullanım izin belgesi alınmış olarak en geç 30.03.2007 tarihinde, dairenin de 30.10.2007 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırıldığını, davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, davalının işyeri için aylık 4.000,00 tl, daire için de aylık 500,00 tl kira bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak süresinde teslim etmediğini ileri sürerek, gecikilen her ay için kira kaybı olarak 34.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemişler, ıslahla taleplerini 90.000 TL'ye çıkarmışlardır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, satıma konu taşınmazın geç teslimi nedeniyle kira kaybı alacağının tahsili isteğine ilişkindir.

1.4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta daire satımı yönünden davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kendi ihtiyacı için davalı şirketten haricen satın aldığı ve daha sonra tapuda devrinin sağlandığı anlaşılan daire nedeni ile teslim edilmeyen süre için yoksun kalınan kira kaybına ilişkin olup, davacı ile davalı arasındaki satış işlemi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığın daire satışı yönünden Tüketici Mahkemelerinin görev alanı dahilinde kaldığı gözetilerek tefrik edilerek dava konusu mesken yönünden davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, görev hususu göz ardı edilip yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2.Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog