8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2015/10271 E. , 2016/2230 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak: Sanık hakkında temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan adli para cezasının farklı gerekçe göstermeksizin alt sınırın üstünde tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne,
TCK.nun 168/2. maddesi uyarınca 1/2 indirim yapılarak belirlenen 15 günün 2 güne,
TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak belirlenen 12 günün 1 güne, 5237 sayılı Kanunun 52. maddesi gereği bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL ile birim gün sayısının çarpılması suretiyle sonuç 240 TL adli para cezasının 20 TL'ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 25.02.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün, sanık ... ile Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Ceza Genel Kurulu'nun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.
Somut olayda da; öncelikle adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gibi hakkında verilen hapis cezası geçmişteki sabıkasız oluşu ve kişiliği gerekçe gösterilerek ertelenen sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılarak sonucuna göre CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine,
CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi ile TCK.nun 51. maddesinin uygulanma gerekçesi çelişen yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun olmayan kararının düzeltilerek onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 25.02.2016