Esas No
E. 2016/1839
Karar No
K. 2016/8985
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2016/1839 E.  ,  2016/8985 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

VEK.AV....

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; davacı idare tarafından yapılan 14.01.2008 tarihli kontrolde, davalıya ait tesis içinde bir adet kuyu olduğu, tesisin su ihtiyacını bu kuyudan sağladığı tespit edildiğinden, sayaçsız şebeke harici su kullanım tutanağı tanzim edildiğini; devam eden tarihlerde de tutanaklar tutulduğunu ve su bedeli tahakkuku yapıldığını; davalı firmanın, şu ana kadar abone olmadığını ve bedeli de ödemediğini; alacağın tahsili için yapılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıdan alınan herhangi bir hizmetin bulunmadığını, dolayısıyla bir borçlarının da olmadığını; davacı idarenin Tarifeler Yönetmeliği ile cezalandırma yapamayacağını, Anayasaya aykırı olduğunu; taşınmazı 2007 yılı Kasım ayında satın aldıklarını, faaliyete ise 2009 yılında geçtiklerini, bu sebeple, 2009 yılından önce sarfiyat ve kullanım olmadığını savunarak; davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatı istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; itirazın, 47.441,90 TL asıl alacak ve 5.809,51 TL gecikme cezası ve 587,28 TL KDV bakımından iptaline, 47.441,90 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, Dairemizin 14.10.2014 tarih ...Karar sayılı ilamı ile; "..Tarifeler Yönetmeliği'nin, Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması (ATIKSU)" başlıklı 60.maddesinin 1/b maddesinin 3.bendinde; "Tutanak tarihinden itibaren 30 gün içerisinde sayaç bağlayıp abonelik işlemlerini tamamlamayanlar; Bunlara abonelik tesis edilinceye kadar; tespit edilebilmişse kullanımın başladığı tarihten, edilememiş ise bulunduğu bölgenin ... hizmet sınırlarına dahil olduğu tarihten itibaren, literatür bilgilerinden (kuruluşun ait olduğu sektörün özellikleri, üretimin biçimi, çalışan kişi sayısı ve .../... -2- benzer iş kollarında yapılan incelemeler veya bilirkişi raporları dikkate alınarak) hesaplanan tüketim, ilgili abone grubuna ilişkin yürürlükteki atıksu tarifesi üzerinden 2 kat bedelle tahakkuk ettirilir; ilave olarak (İİ) maddesinde belirtilen idari para cezası uygulanır. Bu kullanıcılara abone olup sayaç bağlanıncaya kadar bir önceki dönem tüketimi 2 ile çarpılmak suretiyle ait oldukları abone grubunun atıksu tarife bedeli üzerinden arttırılarak tahakkuk yapılır" hükmüne yer verilmiştir.

Son cümledeki "Bu kullanıcılara, abone olup sayaç bağlanıncaya kadar bir önceki dönem tüketimi 2 ile çarpılmak suretiyle ait oldukları abone grubunun atıksu tarife bedeli üzerinden artırılarak tahakkuk yapılır" ifadesinin; kullanıcı hakkında ilk tutanağa göre belirlenen günlük su tüketiminin, sonraki dönemde (sayaç bağlanıncaya kadar) 2 ile çarpılmak suretiyle tahakkuku şeklinde anlaşılması gerekir. Yoksa, sürekli tutanak düzenlenip, her bir tutanakla ilgili bir önceki tutanakta gösterilen günlük su tüketim miktarının 2 kat artırılarak ve katlanarak, (başlangıçta günlük 2 ton olan su tüketiminin son tutanakla günlük 1024 ton'a ulaştırılıp) fahiş miktarda fatura tahakkuku yoluna gidilmesi şeklinde anlaşılamaz. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklandığı üzere ilk tutanakta belirlenen günlük su tüketiminin sonraki dönem için 2 ile çarpılmak suretiyle hesaplama yaptırılarak, bilirkişi raporu alınması ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır...” gerekçesi ile karar bozulmuş, yerel mahkeme tarafından, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile, davalının ... Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.512,75TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin bu miktar asıl alacağa takip tarihi itibarı ile avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olmadığından davacının tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bilindiği üzere; mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Yani bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermek mükellefiyeti meydana gelir. Somut olayda ise; bozma ilamı doğrultusunda ilk tutanakta belirlenen günlük su tüketiminin sonraki dönem için 2 ile çarpılmak suretiyle hesaplama yaptırılması gerekirken, tahakkuk miktarı 2 ile çarpılmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma ilamının gereğinin yerine getirildiğini söylemek mümkün değildir.

Hal böyle olunca, mahkemece; dosyanın önceki bilirkişiler dışında konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile Dairemizin 14.10.2014 tarihli bozma ilamına uygun şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. .../... -3-

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog