11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/17791 E. , 2016/1104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Cumhuriyet savcısının temyizinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Kullanılan hile ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Diğer yandan ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı gözetildiğinde; sanığın sahte olarak düzenlediği senetleri malzeme aldığı ... Isı Sistemleri Tic. Ltd. Şirketine verdiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; senetlerin önceden doğmuş bir borç nedeniyle verilip verilmediği sanıktan ve ... Isı Sistemleri Tic. Ltd. Şirketi yetkilisinden sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken dolandırıcılık suçunun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde de açıklanmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2.5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesi uyarınca, temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün birim sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik adli para cezasına hükmolunması,
3.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmayıp,
TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK.nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı,
4.5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,
Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmayan resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.