11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/14939 E. , 2016/3443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
I- Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçlarından verilen hükümlere ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, oluş ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı, hakaret suçu bakımından arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Resmi belgeyi bozmak suçundan verilen hükme ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın adli sicil kaydında ... Sulh Ceza Mahkemesi 2007/4 esas, 2008/236 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Yasa 86/2. maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası olduğu anlaşılmakla, incelemeye konu dosyada, aynı Yasanın 51. maddesi uyarınca erteleme koşulları oluşmadığı halde, erteleme hükümlerinin uygulanması isabetsizliği, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 28.09.1987 gün, 6/124-406 sayılı kararında açıklandığı üzere, gerçek belgeyi yok etmek suçunun maddi unsuru belgenin maddi varlığına son verilmesi olup, hareketin tamamlanması durumuna ve sonucun elde edilmiş olup olmamasına göre suç tamamlanmış ya da kalkışma aşamasında kalmış olacağı cihetle, sanığın tebligat memurunun getirdiği tebliğ evraklarını imzaladıktan sonra memuru tekrar çağırıp elindeki evrakları yırtıp attığı iddia ve kabul olunan olayda, belgelerin yırtılmadan önce görevli tarafından imzalanıp imzalanmadığı, bir başka ifadeyle hukuki sonuç doğuran tamamlanmış bir belge olup olmadığının belirlenmediğinin anlaşılması karşısında; bu husus tespit olunarak, hukuki sonuç doğuran belgeler olduğunun ve yırtılan parçaların birleştirilmesi durumunda geçerliliğini koruduğunun anlaşılması halinde eylemin teşebbüs aşamasında kalacağı da dikkate alınarak, karar yerinde tartışılıp açıklanmadan ve yırtılan belge asılları denetime olanak verecek biçimde dosya içerisinde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması;
2.5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesinde "hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında; mahkemece "denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde sanığın ertelenen cezasının tamamen infaz edileceğine" karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırı
3.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğunun uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.