11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/20075 E. , 2016/5596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1.Sanığın mükellefi olduğu işyerinin 2008, 2009, 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlendiği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın savunmasında söz konusu işyerinin asıl sahibinin ... isimli kişi olduğu, kendisinin sahte fatura düzenlemediği, faturalar üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığı, bu nedenle suçlamaları kabul etmediğini savunması ve 11.01.2011 tarihli vergi tekniği raporunda ... isimli kişinin işyerinden ele geçirilen ve üzerlerinde sanık ...'ye ait mükellefiyet bilgilerinin olduğu iki adet fatura ciltlerinin, fatura nüshaları üzerinde kayıtlı bulunan matbaa işletmesine bastırılmadığı, yasal olmayan yollardan bastırılan bu faturaların bir kısmının ... tarafından muhtelif mükellefler adına sahte olarak düzenlediğinin tespit edildiğine yer verildiği görülmekle; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sahte fatura kullanan ilgili mükellefler ve özellikle ...hakkında düzenlenen raporlar ile sanığa ait mükellefiyet bilgilerinin yer aldığı ve ilgili matbaa tarafından bastırılmadığı tespit olunun faturaları düzenlendiği iddia edilen... hakkındaki raporlar getirtilerek, bu mükellefler hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, dava açılmış olması halinde mümkünse birleştirilmesi, mümkün değilse dava dosyası celp edilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, ayrıca faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları kullanan şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması; yine faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun ... Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında dosya içine 2009 ve 2010 yılına ait faturaların konulmadığı görülmekle; faturaların onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, tüm bu araştırmaların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
2.08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde ceza miktarının üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü nazara alındığında, 2008 yılında işlenen sahte fatura düzenlemek suçunun temel cezasının 3 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeden temel cezanın 18 ay hapis cezası olarak alınması ve aynı takvim yılında değişik tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenlediği anlaşılmasına karşın hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
3.5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 15.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.