13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/3314 E. , 2016/9650 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukat olduğunu, kendisini Kadıköy 1. Ticaret Mahkemesinin 2010/728 E. sayılı dosyasında temsil ettiğini, yaptığı incelemede yargılama masrafı adı altında kendisinden 6200 Tl fazla para tahsil ettiğini ileri sürerek tahsil edilen bu miktarın iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece , 6502 sayılı yasa gereğince vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalarda Tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev ve usul yönünden reddi ile talep edilmesi halinde görevli Anadolu Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı ya da müteşebbis olması gerekir.Somut olayda, davacı tacir olup, ticari işi nedeniyle davalıya vekalet verilmiş, uyuşmazlık da bu vekalet ilişkisinden kaynaklanmıştır. Davacı, Ticaret mahkemesindeki alacak davasında tüketici olarak değerlendirilemeyeceğinden, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığının kabulü de mümkün değildir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.