11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/4219 E. , 2016/2570 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1.Sanıklar hakkında, tanıkları...İml.İnşPaz.Ltd.Şirketinde çalışmadıkları halde çalışıyormuş gibi göstererek sigorta bildiriminde bulunduklarının iddia edilmesi karşısında; sanıkların anlatılan eylemleri nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/1964 Esas sayılı dosyasında da yargılandıkları anlaşılmakla, mükerrer yargılamanın engellenmesi veya zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından anılan dava dosyasının akıbeti araştırılarak mümkünse davaların birleştirilmesi, mümkün olmazsa ilgili dosya celp edilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına konulmasından sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2.Sanıklar ..., hakkında kurulan hükümlerde; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25, 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. Sanıkların özel evrakta sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemleri sonucu katılan kurumun ne gibi somut zararının oluştuğu araştırılıp gerekçeye yansıtılmadan, suç tarihi itibariyle engel sabıkaları bulunmayan ve ertelemeye ilişkin hükümler uygulanırken hal ve davranışlarıyla bir daha suç işlemekten çekineceklerine dair olumlu kanaate varılan sanıklar hakkında zararın giderilmemesi gerekçe gösterilerek 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Sanık ... hakkında kurulan hükümde; mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili, sanıklar ...,ve müdafiinin, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.