15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2016/283 E. , 2016/3948 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
.
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, katılanın araç kiralama şirketinden 15/12/2007 tarihinde bir gün süreyle araç kiraladığı, ancak kira süresinin sona ermesine rağmen aracı teslim etmediği ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.1412 sayılı CMUK'un 326/2 maddesindeki "Sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenmesi gerekir" şeklindeki düzenlemeye göre, daha önce beraatine karar verilen sanığın, bozmaya karşı diyecekleri tespit edilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2.5237 sayılı TCK’nın 155/2. madde ve fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi gerekmekte olup, dosya kapsamına göre söz konusu aracın sanığa bu kapsamda teslim edilmediği, somut olayda; katılanın çalıştırdığı araç kiralama firmasından araç kiralayıp aracı süresinde teslim etmeyen sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde öngörülen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
3.Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı gereğince; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1-b bendinde yer alan, "seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları kullanmaktan..." ibaresinin bazı durumlarda Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, söz konusu iptal kararının da, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 29542 sayı ile yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve hükümde TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, "seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları kullanmaktan..." yoksun bırakma kararının verilmiş olması nedeniyle, lehe olan söz konusu iptal kararı nedeniyle değerlendirme yapılmaması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.