Esas No
E. 2014/31681
Karar No
K. 2016/11287
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2014/31681 E.  ,  2016/11287 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Müşteri olarak ticari taksiye binen suça sürüklenen çocuğun, araçtan inerken torpido gözünde bulunan çantayı alıp kaçması biçiminde gerçekleşen olayda, bireysel taşımaya hizmet eden söz konusu ulaşım aracının "halkın yararlanmasına sunulmuş olması" nedeniyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/1-c maddesi kapsamında kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususa ilişkin düşünceye katılınmamış,

TCKnın 31/3. maddesinin 168/1. maddesinden sonra uygulanması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15/06/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI GÖRÜŞ : Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun, hırsızlık suçunun nitelendirilmesine ilişkin görüşüne katılmıyorum.

Somut olayda özetle; sanığın müştekinin sevk ve idaresindeki ticari taksisine müşteri olarak binip yaklaşık 200 metre gittikten sonra, param yok diyerek taksiden indiği sırada müştekiye fark ettirmeden suça konu çantayı aracın torpido gözünden alıp çalması biçimindeki eylemi, Dairemizin ve aynı suçlara bakan diğer Dairelerin yerleşik uygulamalarına göre TCK'nın 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu bu nedenle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiği halde, sayın çoğunluğun yukarıdaki gerekçeyle eylemin TCK'nın 142/1-c maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğunu kabul ederek hükmün onanmasına ilişkin kararının yanlış olduğunu düşünmekteyim. Tartışma konumuzla ilgili olarak TCK'nın 142/1. maddesinin “c” bendinde hırsızlık suçunun “Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,” işlenmesi biçiminde suçun nitelikli hali düzenlemiştir.

Maddenin gerekçesinde ise; “ Fıkranın “c” bendi ile halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım araçlarında ve bunların belli kalkış ve varış yerlerinde yani istasyonlarda bulunan eşya korunmaktadır. Bu gibi eşyanın yolcu veya araç personeline ait bulunması, keza yolcu veya personelin beraberinde bulunması gerekli değildir. Kargo ile nakledilen veya araçtan indirilen yahut yüklenmek üzere hazırlanan eşya da bu kapsama alınmıştır. Eşyanın muhafaza altına alınmış olması koşulu aranmamıştır. Aracın türü önemli değilse de, umuma tahsis edilmiş olması zorunludur. Bir vasıtanın umuma tahsis edildiği, bir bedel karşılığında herkes tarafından kullanılabilir olması ile değil, belirli bir yöne giden yolcuları ve eşyayı nakletmesiyle anlaşılır.” şeklinde madde metninin anlaşılmasına ve yorumuna ışık tutmuştur.

Tartışma konumuzu ilgilendiren kısmı ise anılan maddenin “c” bendindeki “halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı” kavramının hangi araçları kapsadığı, daha somut ifade ile ticari taksilerin içerisinden gerçekleştirilen hırsızlık eylemlerinin bu madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. Anılan bendin gerekçesinde madde metnindeki “Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı” tümcesinin yerine aracın “umuma tahsis edilmiş olması” tümcesini kullanıp, devamında bir vasıtanın umuma tahsil edilmiş olmasından neyin anlaşılması gerektiğini; “Bir vasıtanın umuma tahsis edildiği, ... belirli bir yöne giden yolcuları ve eşyayı nakletmesiyle anlaşılır.” biçiminde belirtip, ayrıca neyin anlaşılmaması gerektiğinide, “Bir vasıtanın umuma tahsis edildiği, bir bedel karşılığında herkes tarafından kullanılabilir olması ile (anlaşılmaz) değil” şeklinde açıklamak suretiyle, kanun metninin doğru anlaşılmasına ışık tutmanın yanı sıra olası yanlış anlama ve yorumları da önlemek istemiştir.

Yukarıdaki açıklama ışığında TCK'nın 142/1-c maddesinin metni ile gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde ticari taksilerin “Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği açıktır. Ancak sayın çoğunluk anladığım kadarıyla, anılan fıkranın gerekçesinden bağımsız olarak, madde metnine dayanarak, ticari taksilerin herkes tarafından kullanılabiliyor olması ve toplum yaşamında diğer ulaşım araçları ile aynı işlevi görmesi nedeniyle TCK'nın 142/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Ancak bu yanlış olmuştur. Ayrıca anılan “c” bendinin gerekçesindeki açık yazılım ve tanım karşısında, yapılan yorum ve ulaşılan sonuç TCK'nın 2/3. maddesindeki “suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmüne de açık aykırılık teşkil eder.

Sayın çoğunluğun yorum ve görüşünün doğru olduğunu kabul etmemiz halinde, ticari taksiler gibi çalışan diğer araçlar yönünden de aynı sonucu ulaşmamız veya aynı hukuki nitelendirmeyi kabul etmemiz gerekecektir. Örneğin; herkes tarafından ücret karşılığı kiralanabilen yük ve eşya taşıyan kamyon veya kamyonetler ile yine herkes tarafından kiralanabilen özel otobüs veya minibüsler gibi benzer araçların içerisinden gerçekleştirilen hırsızlık suçları yönünden de eylemin TCK'nın 142/1-c maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğunu kabul etmemiz gerekir. Yine bu araçların “belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşyalara” yönelik hırsızlık eylemleri yönünden de anılan maddenin uygulanması gerektiğini kabul etmemiz gerekir. Maddenin düzenleniş amacını gözettiğimizde sayın çoğunluğun da bu kadar geniş yorumun usul veya kanuna uygun olmayacağını kabul edeceğini düşünüyorum. Ancak sayın çoğunluğun anılan maddenin gerekçesinde açıkça ifade edilmiş olan sınırlamayı gözardı ederek yaptığı yorumun, bu şekilde kabul edilemez sonuçlara götürebileceğini de öngörmemiz gerekir. Konunun diğer bir yönü ise, sayın çoğunluğun görüşünün Dairemizin ve aynı suçlara bakan diğer Dairelerini anılan TCK'nın 142/1-c maddesinin yorumlanmasına ilişkin yerleşmiş uygulamaları ile çelişki oluşturmasıdır. Bu durum aynı zamanda açık bir hak ihlali sayılabilir.

Dairemizin 20/01/2015 gün ve 2015/347 sayılı kararında; “Sanığın kullanımındaki ticari taksiye müşteri olarak binen katılanın aracın içinde bıraktığı çantasından suça konu eşyaları çalması biçimindeki eylemin 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Yasa'nın 142/1-c. maddesi uyarınca uygulama yapılması,”

Yine Dairemizin 16.03.2016 gün ve 2016/4813 sayılı kararında, “Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın binmiş olduğu ticari taksiden havaalanında ineceği sırada, katılandan güvenlik görevlisini çağırmasını söyleyerek araçtan uzaklaşmasını sağlayıp, aracın torpido gözünden suça konu para ve malları çalmaya teşebbüs etmesi biçiminde gerçekleşen eylemin TCK'nın 141/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-c maddesiyle uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması”

Yüksek 13. Ceza Dairesinin 18.11.2014 gün ve 2014/32440 sayılı kararında, “Suça sürüklenen çocukların müşteri olarak bulundukları müştekiler İsmail Evirgen ve Vedat Yalçın'a ait ticari taksilerden gerçekleştirdikleri hırsızlık eylemlerinin TCK'nın 141. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 142/1-c maddesi ile hüküm kurulması”

Yine 13. Ceza Dairesinin, 09.11.2015 gün ve 2015/17317 sayılı kararında, “Suça sürüklenen çocuğun müşteri olarak bulunduğu müştekiye ait ticari taksiden gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 142/1-c maddesi ile hüküm kurularak fazla ceza tayini”

13. Ceza Dairesinin 22.02.2016 gün ve 2016/2624 sayılı kararında , “Suça sürüklenen çocuğun taksicilik yapan katılanın taksisiyle giderken vites kolunun yanında bulunan 60,00 TL parayı hırsızlaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-c maddesiyle hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi”

13. Ceza Dairesinin 26/09/2013 gün ve 2013/26427 sayılı kararında, “Sanığın taksicilik yapan müştekinin taksisiyle giderken el freninin yanında bulunan müştekiye ait cep telefonunu hırsızlaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesine uyduğunun gözetilmeden aynı yasanın 142/1-c maddesiyle hüküm kurulması”

Yüksek 17. Ceza Dairesinin 30.04.2015 gün ve 2015/1531 sayılı kararında, “Hırsızlık eyleminin gerçekleştiği aracın, halkın yararlanmasına sunulmuş bir ulaşım aracı kabul edilebilmesi, vasıtanın umuma tahsis edilmesi ve/veya bir bedel karşılığında herkes tarafından kullanılabilir olması ile değil, belirli bir yöne giden yolcuları ve eşyayı nakletmesi ile anlaşılacağına göre, davaya konu eylemin gerçekleştiği ticari taksinin halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesi yerine 142/1-c maddesi ile mahkumiyet kararı verilmesi”

Yüksek 22. Ceza Dairesinin 31.03.2016 gün ve 2016/5025 sayılı kararında, “Sanığın müşteri olarak bulunduğu müştekiye ait ticari taksiden gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin TCK'nın 141. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 142/1-c maddesi ile hüküm kurulması” biçiminde aynı nitelikte kararlar verilmiştir. Ayrıca araştırmam sırasında aksine bir görüş ve karara da rastlamadığımı belirtmek isterim.

Yukarıda arz ettiğim nedenlerle sanığın ticari taksi içerisinden gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık eylemi nedeniyle hakkında TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği halde, aynı Kanun'un 142/1-c maddesi uyarınca verilmiş olan mahkumiyet hükmünün yanlış olduğunu bu nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun hükmün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog