14. Ceza Dairesi
14. Ceza Dairesi 2016/1128 E. , 2016/4221 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, zincirleme şekilde şantaj, tehdit ve hakaret, (sanık ...), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım etme, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (sanık ...), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım etme(sanık ...)
HÜKÜM : Sanık ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, şantaj (iki kez), tehdit (iki kez) ve hakaret suçlarından hakaret suçlarından verilen hükümlerin açıklanmasının geriye bırakılmasına, mağdur ...’a yönelik şantaj, tehdit ve hakaret suçlarından beraatine, sanık ...'in atılı suçlardan beraatine, sanık ...'ın müsnet suçtan mahkûmiyetine
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama, bozma İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ... hakkında şantaj (iki kez), tehdit (iki kez) ve hakaret suçlarından verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olması nedeniyle aynı Kanunun 264. maddesi hükmü de gözetilerek mahallinde incelenmesi gerektiğinden, temyiz incelemesinin sanıklar haklarında verilen mahkûmiyet ve beraat hükümlerine yönelik temyizlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik şantaj, tehdit ve hakaret suçlarından, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım etme ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım etmekten verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince; Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım etmekten verilen mahkûmiyet hükmünde, mağdurenin anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ...'ın diğer sanık ...'in eylemlerini zorla yaptığını bildiğine dair mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki anlatımları ve dosya içeriğine göre, suç tarihlerinde onbeş- onsekiz yaş grubunda olan ve TCK'nın 103/1.b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken mağdureye karşı zor kullanılmasının, cinsel istismar suçunun unsuru olması nedeniyle sanık hakkında uygulama olanağı bulunmayan TCK'nın 103/4. maddesinin tatbiki ile cezada arttırım yapılması, Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.