14. Ceza Dairesi
14. Ceza Dairesi 2016/2630 E. , 2016/5299 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii ile müşteki ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 25.05.2016 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti: Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... Suma adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... Suma hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 08.06.2016 Çarşamba günü saat 09:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, 6284 sayılı Kanunda yer alan düzenlemeler gözetilerek ... Bakanlığının kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık vekili tarafından hükmün temyiz edilerek açıkca katılma iradesinin ortaya konulduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere bakanlığın katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle,
CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören ... Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilin katılan bakanlık vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın eylemini öz kızına karşı velayet hakkını kötüye kullanarak gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Oluş ve kabule göre, mağdurenin, babası olan sanıkla aynı evde ikamet ettikleri ve sanığın evde kimsenin olmadığı zamanlarda mağdureye cinsel istismarda bulunduğu, 20.06.2014 tarihinden sonra ise beraber yattıkları odanın kapısını kilitleyerek mağdureye cinsel istismarda bulunduğu, eylemden sonra da aynı odada birlikte yatmaya devam ettikleri, bu sırada mağdurenin odadan çıkmak yönünde bir talebi veya davranışının bulunmadığı cinsel istismar suçunun işlendiği süreyle sınırlı şekilde mağdurenin alıkonulması eyleminin, suçun kanuni unsuru içinde yer aldığı gözetilmeden, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re'sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.31.05.2016 tarihinde verilen işbu karar 08.06.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ...hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.