23. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2016/4670
- Karar No
- 2016/4709
- Karar Tarihi
- 18.04.2016
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
23. Ceza Dairesi 2016/4670 E. , 2016/4709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıkların, katılana ve tanıdıklarına, SRC belgesi temin edebileceklerine dair yalan söyleyerek bu duruma inanan katılandan, 11 kişi için belge masrafı adı altında 1.100 TL para aldıkları; ancak söz konusu belgeyi almaya yetkileri olmadığı anlaşılan sanıkların, söz konusu belgeyi temin etmedikleri gibi katılandan aldıkları parayı da iade etmemek suretiyle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
1.Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, üzerine atılı olan suçu işlediğine ilişkin somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2.Sanıklar ... ve ... haklarında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılanın işyerine birlikte gelerek hiç bir yetkileri ve çalıştıkları sürücü kursunun da bir yetkisi bulunmamasına rağmen katılana, ticari araç kullanıcılarının alması zorunlu olan SRC belgesi temin edebileceklerine dair yalan söyleyen sanıkların, bu duruma inanan katılandan, 11 kişi için toplam 1.100 TL para alıp söz konusu belgenin alınmasına aracılık etmedikleri gibi katılandan aldıkları parayı da iade etmemek suretiyle haksız menfaat temin etmeleri şeklinde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin, dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıkların 11.08.2011 tarihinde sonradan bankaya yatırdıkları paraya yanlış anlam vererek ve delillerin takdir ve değerlendirmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle ve eylemlerin hukuki nitelikte olduğuna dair isabetsiz gerekçelere dayanılarak beraatlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.