Esas No
E. 2016/6084
Karar No
K. 2016/6522
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2016/6084 E.  ,  2016/6522 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Sanıklar hakkında mahkumiyet

I- Sanık ... hakkında 2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın yokluğunda verilip 21.08.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 26.09.2013 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II- Sanık ... hakkında 2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

1....Ltd. Şti.'nin yetkili temsilcisi olan sanığın 2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul olunan olayda, sanığın suçlamayı kabul etmediği, şirket defter ve belgelerinin muhasebecisi olan ...'de olduğunu savunması, vergi tekniği raporunda 2008-2009 takvim yıllarında düzenlenen faturalardan somut olarak bahsedilmemesi; sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için; her takvim yılına ait suça konu fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ve 2008 yılında düzenlenen son tarihli sahte fatura tespit edilip, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/1b madde ve fıkrasında yapılan değişiklikten önce olup olmadığının belirlenmesi, faturaları kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme yapıldığı görülmekle haklarında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, gerektiğinde faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları kullanan şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, muhasebeci olan ...'ün tanık olarak beyanına başvurulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre ise;

2.Aynı takvim yılında değişik zamanlarda birden fazla sahte fatura düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesinden sonra TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken bu husus belirlenmeden hüküm kurulması,

3.5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının gerekçesine göre, temyiz talebi reddedilen sanık ...'a da sirayet ettirilmesine, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.