4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2014/30042 E. , 2014/35606 K.
"İçtihat Metni"Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ...Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.05.2010 tarih ve 2010/27 esas, 2010/81 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 21.04.2014 tarih ve 2013/1326 esas, 2014/12822 karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın sabıkasız olduğunun ve kişiliği dikkate alınarak hapis cezasının seçenek yaptırım uygulandığının anlaşılması, tehdit suçunda giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "sanığın suç nedeni ile mağdurun zararını karşılamak istemediği yönündeki açık ve tereddütsüz beyanı ile şahsi ve sosyal durumu ile duruşmada gözlemlenen hali ile yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizce kanaat getirilmediği" biçimindeki, kanuni olmayan, yetersiz ve çelişkili gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA" karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2014 tarih ve 2010/316852 sayılı yazısı ile; "Uyuşmazlık konusu, ...Sulh Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararda gösterilen gerekçesinin kanuna uygun ve yeterli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
a)Suça ilişkin;
1.Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.
2.Suç, Anayasanın 174.maddesinde güvence altına alınan İnkılap yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
3.01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.
b)Sanığa ilişkin;
1.Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
2.Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
3.Mahkemece; sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
4.Sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmesi, Koşullarının bir arada bulunması gerekmektedir. Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.
Maddi olayda, sanığın katılana yönelik tehdit suçunu işlediği kabul edilerek verilen hapis cezası TCK 50/1-a maddesince paraya çevrilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve sanığın suç nedeni ile mağdurun zararını karşılamak istemediği yönündeki açık ve tereddütsüz beyanı ile şahsi ve sosyal durumu ile duruşmada gözlemlenen hali ile yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizce kanaat getirilmediği" şeklindeki gerekçesinde, herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan kasıtlı suçtan mahkum olmamak ve diğeri suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme ve tamamen giderilmesine ilişkin koşulların maddi olayda, uygulanmasının söz konusu olmadığı,
Sanığın sabıkasının bulunmadığı ve sanığın işlediği kabul edilen tehdit suçunda maddi bir zararın söz konusu olmadığı ve mağdurda meydana gelecek tedirgin olma yada korkuya sebebiyet verme şeklinde gerçekleşen manevi zararın, yargılama ve hakimin takdir etmesi sonucunda belirlenebileceği ve manevi zararın CMK'nın 231/6 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin koşullar arasında yer almadığı gözönüne alındığında, suçla ilgili maddi bir zararın meydana gelmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bunun dışında,
CMK'nın 231/6 maddesinin b fıkrasında yer alan subjektif koşul olarak kabul edilen hüküm uyarınca, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması gerekmektedir. Mahkemece sanığın duruşmada gözlenen hali ve yeniden bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı kabul edilmektedir. Mahkeme sanığın kişiliğini yetersiz bulmuş ve lehine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir karar vermemiştir. Mahkemece gösterilen gerekçede herhangi bir isabetsizlik görülmemektedir.
Bu itibarla, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/04/2014 gün ve 2013/1326 Esas, 2014/12822 Karar sayılı sanık hakkında CMK'nın 231/5 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararda gösterilen gerekçenin yetersiz ve çelişkili olduğu nedenle verilen bozma kararının kaldırılarak sanık hakkında ...Sulh Ceza Mahkemesinin, 21/04/2014 tarih ve 2013/1326 Esas ve 2014/12822 Karar sayılı ilamının onanması istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1.İtirazımızın KABULÜNE,
2.Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/04/2014 gün ve 2013/1326 Esas, 2014/12822 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3....Sulh Ceza Mahkemesinin, 21/04/2014 tarih ve 2013/1326 Esas ve 2014/12822 Karar sayılı ilamının ONANMASINA,
4.İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, tehdit suçundan, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasına dair, Dairemizin 21/04/2014 tarihli kararına ilişkindir. III- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2013 gün ve 2012/3-1446 esas, 2013/154 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için objektif şartların varlığının yanında, "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması" gerektiği, yerel mahkemece; "sanığın şahsi ve sosyal durumu ile duruşmada gözlemlenen haliyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklinde gösterilen gerekçenin CMK'nın 231. maddesinde yer alan subjektif şarta uygun olduğu, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaatini açıklayan yerel mahkemece bu konunun tekrar değerlendirilmesinin bir fayda sağlamayacağı gibi, yargılamayı gereksiz yere uzatacağı hususları gözönüne alındığında, Dairemizce verilen 21.04.2014 tarih ve 2013/1326 esas, 2014/12822 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
...Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.05.2010 tarih ve 2010/27 esas, 2010/81 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.