4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2014/44513 E. , 2014/35605 K.
"İçtihat Metni"Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair ...2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2007/379 Esas 2008/94 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,Dairemizin 13.06.2012 gün ve 2010/16756 Esas 2012/14496 Karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; TCY'nın 58. maddesinin uygulanmasında 5275 sayılı kanunun 108/2. maddesi uyarınca hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek ve infazda duraksamaya yol açmayacak biçimde kararda açıkça gösterilmemesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA" karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2012 gün ve 2008/218869 sayılı yazısı ile; "Tekerrür uygulamalarına ilişkin TCK'nın 58. maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa'nın 108. Maddesindeki düzenlemeler ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28/02/2012 tarih ve 2011/6-245 Esas ve 2012/61 K. sayılı ilamı karşısında, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde, bunlardan en ağırının esas alınması ve tekerrür esas alınan ilamların da hükümde açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Ancak yine ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28/02/2012 tarih ve 2011/6-245 Esas ve 2012/61 K. sayılı ilamında yer aldığı şekilde, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı karar yerinde gösterilmeden hakkındaki cezanın “mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” karar verilmesi halinde, aleyhe temyiz bulunmaması durumunda 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/son maddesinde belirtilen, lehe temyiz üzerine cezanın aleyhe değiştirilmemesi kuralı uyarınca, sabıkasındaki ilamlardan ceza miktarı bakımından en hafif olanının tekerrüre esas alınması gerektiği kabul edilmelidir.
Somut olayımızda; mahkeme yapılan yargılama sırasında sanığın adli sicil kaydında yer alan kayıtların incelemesinde tekerrüre esas sabıka kayıtları olduğunu görmüş bu ilamların kendisine ait olduğunu kabul eden sanık hakkında da TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulamaya karar vermiştir. Ancak hangi ilamın esas alındığını kararda belirtmemiştir.
Sanığın dosya içerisinde mevcut adli sicil kaydında 3 adet mahkumiyet ilamının yer aldığı, bunların Cumhuriyet Başsavcılığımızca mahallinden getirtilip incelemesinde de birinin kesin nitelikte bulunması, diğerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olmaları sebebiyle tekerrüre esas nitelikte olmadıkları görülmüştür. Ancak sanığın...
3.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2005/658 E. 2007/109 K. sayılı 2.400 TL. adli para cezasına ilişkin ilamının kesinleşme tarihinin olayımızın suç tarihinden önce olup tekerrüre esas olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre sanığın tekerrüre esas tek sabıkası vardır. Adli sicil kaydında tekerrür esas ilamı bulunan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünde hangi ilamın tekerrüre esas alındığı kararda gösterilmeden, yalnızca sabıkası olduğu belirtilerek 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi isabetsiz ve bozmaya gerektirir bir durum ise de, dosya kapsamına göre leh ve aleyhe değerlendirilmesi bile yapılmadan tekerrüre esas tek sabıkası bulunan sanığın bu ilamının kararda gösterilmesi sağlanarak hükmün düzelterek onanabileceği düşünüldüğünden ilamınızın Dairenizce yeniden incelenmesini istenilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yüksek Dairenizin 13.06.2012 gün ve 2010/16756 E. 2012/14496 K. sayılı ilamının yeniden incelenerek sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı bölümün "Edirne3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/658 E. 2007/109 K. sayılı ilamı ile hükümlü olduğu anlaşılan sanık hakkında verilen cezaların TCK'nın 58/6. madde gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hükmün infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" biçiminde düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmesi, eğer itiraz yerinde görülmez ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının sanık aleyhine olup 30 günlük yasal süreden sonra yapılmış olması gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, Ceza Genel Kurulu'nca yapılan incelemede ise, Daire ilamının adli tatil içerisinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edilmesi nedeniyle tutuklu bulunmayan dosyada itiraz süresinin adli tatil bitiminden itibaren başlayacağı, dolayısıyla itirazın süresinde olduğu tespit edilerek,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı hakkında esastan karar verilmek üzere dosya yeniden dairemize gönderilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, tehdit suçundan, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasına dair, Dairemizin 13/06/2012 tarihli kararına ilişkindir. III- KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün ve 2012/13-1444, 2013/305 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tekerrür koşullarının oluşması durumunda mahkemece hükümde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasının yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise, 5275 sayılı Kanunu’nun 108/2. maddesi uyarınca bunlardan en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması gerektiği, yerel mahkemece hükümde ilam gösterilmediğinden kazanılmış hakkın ihlalinin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından, 6352 sayılı Kanunun 99. Maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 13.06.2012 tarih ve 2010/16756 Esas 2012/14496 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
...2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/03/2008 tarih ve 2007/379 Esas, 2008/94 Karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ...'nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.