Esas No
E. 2014/13213
Karar No
K. 2014/32253
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2014/13213 E.  ,  2014/32253 K.

"İçtihat Metni"

Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Kuşadası 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 25.02.2010 tarih ve 2008/450 Esas 2010/52 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.02.2014 gün ve 2012/38406 Esas 2014/4221 Karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nisbi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça,onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Bu bağlamda, sanığın hakaret olarak kabul edilen sözlerinin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan hükümlülük kararı verilerek,

CMK'nın 230/1-c maddesine aykırı davranılması,

2.Kabule göre de; hakaret eyleminin halka açık mesire alanında işlenmesine rağmen,

TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddi ile HÜKMÜN BOZULMASINA" oy birliği ile karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2014 tarih ve 2010/292153 sayılı yazısı ile; “Hakaret suçunda korunan hukuki değer " kişilerin, şeref haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı ve diğer kişiler nezdinde varolan saygınlığıdır.

Hakaret suçunun düzenlendiği bölümün başlığı " şerefe karşı işlenen suçlar" dır. Bu bölümde yer alan suçlar bireylerin toplum nezdindeki değerlerini ve kendi iç dünyasında varolan değerleri korumayı amaçlamaktadır. hukuk düzeni her insanın ve diğer varlıkların, saygın ve onur sahibi olduğunu kabul etmektedir. Şeref kavramı sözü edilen kişinin hem iç hemde toplumda varolan değerlere herkesin saygı göstermesi gerekmektedir.

Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Hakaret suçunun maddi unsurunu belirleyen seçimlik hareketlerin, Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırma şeklinde tanımlanmaktır

Maddi olayda, 21.06.2007 günü saat 15:00 sıralarında Milli Park Kalamaki-Karasu plaj bölgesinde müşteki jandarma görevlilerinin, devriye görevi sırasında araçların girmesi yasak olan mesire bölgesinde sanık ... Eyüpoğlu'na ait 06 RS 332 plakalı aracın tespiti ile sanığın uyarıldığı, ancak sanığın, aracını ısrarla yasak bölgeden çekmeyerek görevli olan jandarma karakol komutanı olan ...’e “sen kim oluyorsun da aracımı çektiriyorsun, senin görevin ne! görev kağıdını göster dediği” görevlilerin kimliğini göstermesini istediğinde ve sonraki aşamalarda müştekilere hitaben “yürü git işine, bakın astsubaylar uğraşırım sizinle, astsubay oldun da ne oldu sanki, kendini ne zannediyorsun, artist misin sen...” şeklinde sözler sarf etmekten ibaret eyleminin, görevli memurların şeref ve itibarını zedeleyici ve katılan ... ve diğer müştekileri tahkir edici ve küçük düşürücü nitelikte olduğu ve sanığın eyleminin hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 12/02/2014 tarih ve 2012/38406 Esas ve 2014/4221 Karar sayılı ilamına itiraz edilerek, verilen bozma kararının kaldırılması talep edilmiştir. Yüksek Dairece sanık hakkında hakaret suçunun, halka açık mesire alanında işlenmesine rağmen,

TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması, usul ve yasaya aykırı görülerek hükmün 1412 sayılı C.Y.Yasasının 326/son fıkrası uyarınca kazanılmış haklar saklı tutularak hükmün bozulmasına yönelik bozmasının, temyiz edenin sıfatı gözönüne alınarak ve sanık aleyhine temyiz bulunmadığından, Yüksek Dairece sanık hakkında TCK'nın 125/4 maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır şeklinde eleştiri yapılarak hükmün onanmasına karar verilmelidir. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,

1.İtirazımızın KABULÜNE,

2.Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 12/02/2014 tarih ve 2012/38406 Esas ve 2014/4221 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

3.Kuşadası 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 25/02/2010 tarih, 2008/450 Esas ve 2010/52 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında TCK'nın 125/1-3/a, 43/2, 62 maddelerinden 1 Yıl 15 Gün Hapis ve TCK'nın 53/1 ile 63. maddeleri ile cezalandırılmasına ilişkin kararın, sanık hakkında TCK'nın 125/4 maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır şeklinde eleştiri yapılarak ONANMASINA,

4.İtirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, hakaret suçundan, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasına dair, Dairemizin 12/02/2014 tarihli kararına ilişkindir. III- KARAR 5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “ Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.

Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.

Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; sanığın aracını Milli Park Kalamaki-Karasu plaj bölgesinde yasak alana park ettiği, müşteki jandarma görevlilerinin, devriye görevi sırasında durumu fark edip sanığı uyardıkları ancak sanığın, aracını ısrarla yasak bölgeden çekmeyerek, iddianameye göre müşteki ...’e “sen kim oluyorsun da aracımı çektiriyorsun, senin görevin ne, görev kağıdını göster” dediği, görevlilerin sanıktan kimliğini göstermesini istediklerinde ve sonraki aşamalarda müştekilere hitaben “yürü git işine, bakın astsubaylar uğraşırım sizinle, astsubay oldun da ne oldu sanki, kendini ne zannediyorsun, artist misin sen” şeklinde sözler söylediğinin iddia edildiği, ayrıca müştekilerin soruşturma ve kovuşturma aşamasında verdikleri beyanlarında sanığın başkaca hakaret içeren sözler söylediğinin ileri sürüldüğü, mahkeme tarafından da hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, sanığın hangi sözlerinin hakaret kabul edildiği kararda belirtilmeyerek sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin açıklanmadığı, bu suretle de CMK'nın 230/1-c maddesine aykırı davranıldığı gözetilerek,

Dairemizin 12.02.2014 tarih ve 2012/38406 Esas 2014/4221 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog