Esas No
E. 2016/3540
Karar No
K. 2016/15421
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2016/3540 E.  ,  2016/15421 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş, davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 17/12/2015 günü temyiz eden davacı idare vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davalı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlenip Dairemizce verilen geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1.Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan yakın yer ve benzer yüzölçümlü satışlara göre değer biçilmesi gerekir. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal kabul edilen taşınmaz satışının vergi ve harçtan kaçınmak için düşük gösterildiği açıklandıktan sonra, dava konusu taşınmaza değer biçildiğinden alınan rapor zemin bedeli yönünden inandırıcı bulunmamıştır. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazların ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi fen bilirkişisine işaretlettirilip, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulmasI gerektiğinin düşünülmemesi,

2.Kamulaştırma Kanununun 25/2. maddesinde "Mahkemece verilen tescil kararı tarihinden itibaren taşınmaz mal sahibinin kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malda yeni inşaat veya ekim yapmak veya mevcut inşaata esaslı değişiklikler meydana getirmek gibi kullanım hakları kalkar. Bundan sonra yapıların değeri dikkate alınmaz" hükmü yer almakta olup, mal sahibinin kamulaştırılan taşınmaz üzerine dava açılmasından sonra, tescil kararı verilmesinden önce inşa ettiği ve 6495 sayılı yasa ile Kamulaştırma Kanununa eklenen hüküm kapsamında ilan yapıldığı da ileri sürülmediğinden yapıların yapılması kanundan kaynaklanan bir hakkın kullanılması mahiyetinde olduğu ve yasadan kaynaklanan hakkın kullanılmasının da iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmeyeceği gözetilerek bedeline hükmolunması gerekirken, dava açıldıktan sonra yapılan yapıların bedeline hükmolunmaması,

3.Taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş, cins ve verim durumuna göre maktu değerleri İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilerek buna göre değer biçilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması

4.Fen bilirkişisi raporunda kamulaştırılan kısmın, infaza elverişli biçimde ve denetime esas olacak şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

5.Kabule göre de; a- Değerlendirme tarihi olan 2013 yılında dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, b- Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal olarak incelenen taşınmaz, Dariremizin 2016/3474 Esas sayılı dosyasında bulanan Çekerek Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 14.05.2015 gün ve 304 sayılı yazısına göre imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli olduğu halde, kıyaslama sonucu bulunan metrekare birim fiyatından %40 oranında imar düzenleme ortaklık payı indirilmesi, Doğru görülmemiştir.

Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davacı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1,100,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog