6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2014/2072 E. , 2014/15518 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2013 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Uyarlama kararlarının ister duruşmalı, ister duruşmasız olsun kanun yolunun temyiz olduğu, hükümlüler ... hakkında 01.06.2005 günlü ve sanık ... hakkında 13.06.2005 günlü dosya üzerinde verilen uyarlama kararı kesinleşmeden 25.10.2007 tarihinde verilen karar yok hükmünde kabul edilerek hükümlüler ... hakkında 01.06.2005 tarihli karar ve hükümlü ... hakkında 13.06.2005 günlü kararın, hükümlü ... hakkında ise, 25.10.2007 tarihli kararın yapılan incelenmesinde; I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümlü hakkındaki 04.07.2002 günlü hükmün 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre uyarlanması için hükümlünün bilgisi dışında duruşma açılarak, savunmak atanmak suretiyle karar verildiği, hükümlü savunmanının uyarlama sonucu verilen 25.10.2007 tarihli kararı temyiz etmesi sonucu Dairemizce 03.12.2012 günlü karar ile hükümlünün kendisine savunman atandığından haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılmış bulunan tefhim veya tebliğin, kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı bu nedenle hükümlüye kararın tebliğ edilmesi ve bilgileri dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediğinin hükümlüye sorulması gerektiğinden söz edilerek dosyanın iade edilmesinden sonra, hükümlüye; 01.06.2005 günlü gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde temyiz yoluna başvurabileceğinin ihtar edilmesine karşın, adı geçen hükümlünün başvurusunun bulunmadığının anlaşılması karşısında: hükümlü’nün bilgisi ve onayı dışında atanan savunmanın temyizine açıkça onay vermediği ve hükmü de temyiz etmediğinden, Av. ... hükümlü bakımından hükmü temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II- Hükümlüler ..., hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı TCY’nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda; hükümlüler ... ve ...’ın geceleyin yakınana ait işyerinin muhkem olmayan kapısını zorlayarak içeri girip, hafif değerde sigara, ve bozuk para çalmak eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 151/1 ve 116/2-4, 119/1-c maddesinde belirtilen mala zarar verme ve birlikte işyeri dokunulmazlığı bozma suçlarını da oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması,
2.5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlüler ... ve ... yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 492/1-son, 522/1 (hafif), 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1, 151/1, 53/1, 116/2-4, 119/1-c, maddeleri uyarınca ve yakınma bulunduğu için mala zarar verme suçu yönünden de uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılıp lehe olan yasanın yapılacak uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezanın 5237 sayılı TCY'nın 61.maddesindeki ölçütler de gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi yönünden artırım oranının tespiti, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, uzlaşma hükümlerinin değerlendirilebilmesi ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
4.Hükümlü ... hakkında ise, suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Yasanın 23. maddesiyle değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., . savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.09.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.