15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2013/276 E. , 2013/5429 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat....ile davalı vekili Avukat ....geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava ve birleşen dava, itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatının tahsili istemleri ile açılmış, mahkemece her iki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında Rekabet Kurulu Kararı'na kadar ödenen fiyat konusunda yerleşik bir uygulamanın bulunmasına, Rekabet Kurulu'na başvuranın davalı şirket olmasına, taraflar arasındaki 31.01.2007 tarihli sözleşmenin X. “Sorumluluk” başlıklı maddesinin son fıkrası gereğince, davalı şirketin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'dan kaynaklanabilecek her türlü sorumluluğu üstlenmiş bulunmasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yargılama yapılmasının ve delil toplanmasının zorunlu olduğu durumlarda borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz.
Somut olayda uyuşmazlık delil toplanarak yargılama sonucu çözümlendiğine göre, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.