21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2016/206 E. , 2016/13883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren 08/05/2012 tarihine kadar olan dönemde Sosyal Güvenlik Kurumu ile çakışan günler hariç zorunlu T. Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının ilk prim kesintisini takip eden aybaşından 08/05/2012 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/05/2002-31/12/2002,01/05/2003-31/12/2003 ve 01/10/2008-08/05/2012 tarihleri arasındaki dönemlerde -506 sayılı Yasa kapsamında SSK'lı çalışmaları ayrık tutulmak üzere- Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir. İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda, davacının teslim ettiği ürün bedellerinden 01/04/2002 tarihinde ve bunu takip eden 2003 yılında prim kesintisi yapılmış olup Mahkemece davacının 01/05/2002-31/12/2003 ve 01/10/2008-08/05/2012 arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesine uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin tamemen silinerek yerine "Davacının davasının kısmen kabulü ile, Davacının 01/05/2002-31/12/2003 ve 01/10/2008-08/05/2012 tarihleri arasındaki dönemlerde -506 sayılı Yasa kapsamında SSK'lı çalışmaları ayrık tutulmak üzere- Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacı'ya yükletilmesine,
08/11/2016 gününde oybirliğiyle ile karar verildi. E.M