Esas No
E. 2014/21006
Karar No
K. 2014/18923
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2014/21006 E.  ,  2014/18923 K.

"İçtihat Metni" Parada sahtecilik suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197/1, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, ...

7.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2009 tarihli ve 2009/287 esas, 2009/343 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 197/1, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, (...) 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2013 tarihli, 2009/287-343 sayılı ek kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.06.2014 gün ve 37820 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 13.06.2014 gün ve KYB/2014/217170 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu”nun 10. maddesinde de belirtildiği üzere, sanığın yokluğunda verilen kararın, bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adrese tebligat yapılamaması halinde ise adres kayıt sistemindeki adresin bilinen en son adres olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılması gerekmekte olup, incelemeye konu olayda, sanığın bilinen en son adresinin, 25.11.2009 tarihinde alınan savunmasında bildirdiği adres olmasına karşın, kararın doğrudan sanığın bildirdiği adresten farklı olduğu anlaşılan adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu”nun 21. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği cihetle kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşıldığından,

Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog