13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/13662 E. , 2016/18429 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı firmadan 20/03/2011 tarihinde devremülk satın aldığını, sözleşmedeki haklarını 2011 ve 2012 yılları için kullandığını, ancak 2013 ve 2014 yıllarında ise devremülkü ne zaman kullanabileceğine dair bir haber verilmediğini, davalı tarafa bu konuda telefonla da ulaşılamadığını belirterek sözleşmeye aykırı hareket ederek 2 yıl kullanamadığı hakların iadesi ile zararı olan 5.000 TL bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Davanın kabulü ile; 5000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, davacı tarafından imzalanan devremülk satış sözleşmesinin kullanılamamasından kaynaklanan zarar tazmine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile 5.000 Tl nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı, dava açarken devremülkün 2 yıl kullanılmamasından doğan zararın tazminin istemiş; 3. celse beyanında ise, sözleşmenin iptali ile kaybettiği miktar olan 5.000 TL nin tahsilini istemiştir. Taraflar arasında 20.03.2011 tarihli 6.700 TL bedelli devremülk satış sözleşmesinin imzalandığı ve söz konusu sözleşme incelendiğinde tapuda pay devrini içeren bir sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya bu sözleşme kapsamında 5.500 TL ve 100 TL olmak üzere toplamda 5.600 TL ödeme yapılmıştır. Davacının talebi incelendiğinde devremülkün kullanılmamasından kaynaklı zarar tazminin mi yoksa sözleşmenin iptalinin mi talep edildiği anlaşılamamaktadır. HMK'nın 26/1. maddesinde “ Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” ve yine Hâkimin davayı aydınlatma ödevi başlıklı HMK'nın 31/1. maddesinde “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” düzenlemesi mevcuttur. Söz konusu düzenlemeye göre, hakim tarafından öncelikle davacının talep sonucu açıklattırılmalı ve daha sonra HMK 194. maddesi gereğince tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların somutlaştırılması istenilmelidir. Bu bağlamda davacının talebine ve davalının savunmasına göre tüm deliller toplanıp, gerektiğinde uğradığı zararın belirlenmesi için açık hesabı içerir Yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine açık bilirkişi raporu alınıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davalının birinci bent kapsamı dışında kalan sair itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.