Esas No
E. 2016/15065
Karar No
K. 2016/14646
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2016/15065 E.  ,  2016/14646 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı alacaklı vekili, borçlu şirketin faaliyet gösterdiği adreste haciz yapıldığını, hacze konu mahcuzların borçluya ait olduğunu, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, hacze konu mahcuzların müvekkil şirkete ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, borçlunun haciz adresiyle ilgisinin saptanamadığı, haciz yerinde borçluya ait herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, dava dışı ....Ltd. Şti. ile 3. kişi .... Ltd Şti arasında yapılan işletme hakkının devri sözleşmesinin iş yeri devri anlamında kabul edilemeyeceği, tanık beyanlarına göre davacı ile takip borçlusu arasında bir devir işlemi yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, dava konusu 4.4.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan ....’ün üçüncü kişinin çalışanı olduğu, anılan şahsın üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.

SONUÇ: Hal böyle olunca, 3. şahıs tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK.nun 99. maddesi hükmüne göre istihkak iddiasının reddi davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değilse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK nun 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesinin düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve 25,20 TL peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog